yine yelkovana takılı kaldı fuzuli düşlerim
ben mi geçtim alem-i devrandan o mu
hiç bilemedim..
var olmak istedikçe yokluk sardı dört bir yanımı
seven yürekler aradım buzdan heykellerin arasında
çok olmuştu vuslat gideli sessiz sedasız
bir parça hüzün bırakmıştı geriye
biraz tebessüm,
belki dönecekti bir gün..
hiç kapanmayan yaralar vardı sol yanımda
zamanı sürdükçe kanayan
için için sızlayan
kaç tane ben yatıyordu kim bilir
ellerimle kazdığım mezarlarda
daha kaç kere ölecekti bu beden
ruhum ne zaman Sevgili ye ulaşacaktı
alacakaranlık bir mahzendi bu koca şehir gözlerimde
nefes bile alamadığım..
ne kadar koşsam da yalnızlık kaplı sokaklarında
çığlıklarımı duyuramadığım...
yanıp kül olmuş bir yürek kaldı şimdi bana
ah ettikçe canımı yakan
bir de hiç unutamadıklarım durur baş ucumda
ucu yanık eski bir resim gibi öylece bakan
yaktım bütün keşkeleri savurdum rüzgara
yelken açtım gidiyorum hiç bilmediğim bir zamana...
ben mi geçtim alem-i devrandan o mu
hiç bilemedim..
var olmak istedikçe yokluk sardı dört bir yanımı
seven yürekler aradım buzdan heykellerin arasında
çok olmuştu vuslat gideli sessiz sedasız
bir parça hüzün bırakmıştı geriye
biraz tebessüm,
belki dönecekti bir gün..
hiç kapanmayan yaralar vardı sol yanımda
zamanı sürdükçe kanayan
için için sızlayan
kaç tane ben yatıyordu kim bilir
ellerimle kazdığım mezarlarda
daha kaç kere ölecekti bu beden
ruhum ne zaman Sevgili ye ulaşacaktı
alacakaranlık bir mahzendi bu koca şehir gözlerimde
nefes bile alamadığım..
ne kadar koşsam da yalnızlık kaplı sokaklarında
çığlıklarımı duyuramadığım...
yanıp kül olmuş bir yürek kaldı şimdi bana
ah ettikçe canımı yakan
bir de hiç unutamadıklarım durur baş ucumda
ucu yanık eski bir resim gibi öylece bakan
yaktım bütün keşkeleri savurdum rüzgara
yelken açtım gidiyorum hiç bilmediğim bir zamana...




