25 Ocak 2012

Fuzuli Düşler



yine yelkovana takılı kaldı fuzuli düşlerim
ben mi geçtim alem-i devrandan o mu
hiç bilemedim..
var olmak istedikçe yokluk sardı dört bir yanımı
seven yürekler aradım buzdan heykellerin arasında
çok olmuştu vuslat gideli sessiz sedasız
bir parça hüzün bırakmıştı geriye
biraz tebessüm,
belki dönecekti bir gün..
hiç kapanmayan yaralar vardı sol yanımda
zamanı sürdükçe kanayan
için için sızlayan
kaç tane ben yatıyordu kim bilir
ellerimle kazdığım mezarlarda
daha kaç kere ölecekti bu beden
ruhum ne zaman Sevgili ye ulaşacaktı
alacakaranlık bir mahzendi bu koca şehir gözlerimde
nefes bile alamadığım..
ne kadar koşsam da yalnızlık kaplı sokaklarında
çığlıklarımı duyuramadığım...
yanıp kül olmuş bir yürek kaldı şimdi bana
ah ettikçe canımı yakan
bir de hiç unutamadıklarım durur baş ucumda
ucu yanık eski bir resim gibi öylece bakan
yaktım bütün keşkeleri savurdum rüzgara
yelken açtım gidiyorum hiç bilmediğim bir zamana...

Resim alıntı..

27 Aralık 2011

Çanakkale Şehitlerine




Şu boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi?
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi,
- Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya-
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.
Ne hayasızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!
Nerde - gösterdiği vahşetle “bu bir Avrupa’lı”
Dedirir - yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi,
Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yahut kafesi!
Eski Dünya, Yeni Dünya, bütün akvam-ı beşer,
Kaynıyor kum gibi, mahşer mi, hakikat mahşer
Yedi iklimi cihanın duruyor karşında
Ostralya’yla beraber bakıyorsun Kanada!
Cehreler başka, lisanlar, deriler, rengarenk;
Sade bir hadise var ortada: Vahşetler denk.
Kimi Hindu, kimi yamyam, kime bilmem ne bela…
Hani, ta’una zuldür bu rezil istila!
Ah o yirminci asır yok mu, o mahluk-i asil,
Ne kadar gözdesi mevcut ise hakkıyle, sefil,
Kustu Mehmetciğin aylarca durup karşısına;
Döktü karnındaki esrarı hayasızcasına.
Maske yırtılmasa hala bize afetti o yüz…
Medeniyet denilen kahbe, hakikat, yüzsz.
Sonra mel’undaki tahribe müvekkel esbab,
Öyle müdhiş ki: Eder her biri bir mülkü harab.

Öteden saikalar parçalıyor afakı;
Beriden zelzeleler kaldırıyor a’makı;
Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;
Sönüyor göğsünün üstünde o aslan neferin.

Yerin altında cehennem gibi binlerce lağam,
Atılan her lağamın yaktığı: Yüzlerce adam.
Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer;
O ne müdhiş tipidir: Savrulur enkaaz-ı beşer…
Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak,
Boşanır sırtlara, vadilere, sağnak sağnak.
Saçıyor zırha bürünmüş de o namerd eller,
Yıldırım yaylımı tufanlar, alevden seller.
Veriyor yangını, durmuş da açık sinelere,
Sürü halinde gezerken sayısız teyyare.
Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler…
Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler!
Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;
Alınır kal’a mı göğsündeki kat kat iman?
Hangi kuvvet onu, haşa edecek kahrına ram?
Çünkü te’sis-i İlahi o metin istihkam.

Sarılır, indirilir mevki-i müstahkemler,
Beşerin azmini tevkif edemez suni beşer;
Bu göğüslerse, Hüda’nın ebedi serhaddi;
“O benim sun’-i bedi’im, onu çiğnetme” dedi.
Asım’in nesli… diyordum ya…nesilmiş gerçek:
İşte çiğnetmedi namusunu, çignetmiyecek.
Şüheda gövdesi, bir baksana dağlar, taşlar…
O, rüku olmasa, dünyada eğilmez başlar.

Mehmet Akif Ersoy


Değerli şahsiyet, şair, edebiyatçı, kahraman Mehmet Akif Ersoy' u 90. ölüm yıl dönümünde saygı ve rahmetle anıyorum. Türk milletinin Mehmet Akif gibi vatanına milletine bağlı, inançlı, saygın şahsiyetlere ihtiyacı vardır. Ve son sözümü de onun bir söylemiyle bitiriyorum ;"Allah Bu Millete Bir Daha İstiklal Marşı Yazdırmasın"....


20 Aralık 2011

Bir Tebessüm Yeter




Sanırım insanlar için en zor şey her şeye rağmen gülümsemek. İçinde yaşadığımız hayatın sıkıntıları öyle bir kaplamış ki ruhumuzu, sanki gözlerimiz kararmış, çevremizdeki insanlar birer düşman olmuş ve onları bakışlarımızla öldürmeye çalışıyoruz. İnsanlara öfkeyle bakıyor, sanki ne kadar sorunumuz varsa hepsi onların suçuymuş gibi davranıyoruz. Güneş her gün gecenin arkasından doğarken, sonbaharda sararan, solan ağaçlar, çiçekler, baharda tekrar hayata dönerken, bizim çevremizdeki insanlara gülümseyerek bakmamız ne kadar imkansız değil mi!...
           Allah yaşadığımız hayatı bize en güzel biçimde sunmuşken, dilimizin her anını şükürle O'nu anmakla geçirmemiz gerekirken, dalmışız dünyanın dertlerine, içinde boğuluyoruz farkında bile değiliz. Üstelik sadece kendimizi boğmakla kalmıyoruz, eğer mutlu yüzü gülen bir insan varsa onu da ellerimizle boğmaya çalışıyoruz.
           Herşeyin maddiyata döküldüğü para olmadan hiç bir şeyin yapılmadığı bir dünyada, en zengin insan yüzünden gülümsemeyi eksik etmeyen, kalbinde dertler kederler yerine sadece Allah'ı barındıran kişilerdir. Sisli gözlerin arkasından bakan gözler, kalplari kararmış bedenler, isteselerde güneşi göremeyecekler, kendi karanlıklarında kaybolup gideceklerdir. Nasıl bir sıkıntı içinde olursak olalım her anımızın bir sınav olduğunu unutmamalı, iyi günlerimizde nasıl sormuyorsak Allahım bana niçin bu güzel günleri yaşatıyorsun diye; kötü günlerimizde de hayatı kendimize cehennem yapmamalı, elimizden hiç bir şey gelmiyorsa da en azından çevremizdeki insanlara gülümseyerek bakabilmeliyiz.
            İnsanların yüreğine sıcacık bir tebessümle dokunabilmeli, herşeye rağmen hayatın yaşanabilir olduğunu, onlara hissettirmeliyiz. Çünkü HERŞEYE RAĞMEN YAŞAMAK GÜZEL....Ve bunun için BİR TEBESSÜM YETER...

Elif Yeter

02 Aralık 2011





AŞK'sın Sen

sen benim en yalnız yanım,
hiç akmayan göz yaşımsın.
anlatmak istedikçe sustuğum,
bazen duamsın, bazen ahım.

susadıkça içtiğim, içtikçe susadığım,
kurumuş topraklarıma can verensin.
kah güldüğüm kah ağladığım,
ben senim sevgili sen de bensin...

hüznümsüm ruhumu kaplayan,
bir damla tebessümsün yüzümde.
sensiz yüreğimde sessizce çağlayan,
yandıkça yakan AŞK'sın sen gönlümde...



leydielif

28 Kasım 2011

SEN Olmak..





Ayaz geceler katili oldu şiirlerimin, 
Sensizlik kefeni oldu bu naçiz bedenimin.
SEN oldum sevgili,ama sensiz olamadım,
Hiç akmayan yaşıydın, hüzün kaplamış gözlerimin.

Sessizliğimi dinliyorum, feryat eden gönlüme inat,
Yokluğunu biriktiriyorum, seni sensiz yaşıyorum heyhat.
Hıçkırıklar düğümlenmişken adını anamayan dudaklarımda
Öyle bir ızdırap var ki ruhumda, sanki yas tutuyor kainat...

Elif'den en Sevgiliye...