27 Ocak 2011

Yahşi Cazibe



TV de Avrupa Yakası'ndan sonra kaliteli bir komedi dizisi çıkmamıştı. Atv ekranlarında çıkan Yahşi Cazibe gerek oyuncular gerekse karakterler olsun  tek kelimeyle muhteşem bir komedi. 
Konusu:
Azeri asıllı olan Cazibe Abbasova, Türkiye`de çalışma izni almak için kağıt üzerinde bir Türk vatandaşı ile evlenmeye karar verir. Bu tarz işlere el altından aracılık eden Gül Hanım vasıtası ile bir süredir ekonomik sıkıntı yaşayan Kemal’e ulaşır. Üç yıl evli kalmaları hiçbir şekilde boşanmamaları gerekmekte ve bu üç yıl gerçek bir evlilik olduğuna denetçileri inandırmak zorundadırlar. İthalat şirketinde çalışan, zor günler yaşayan ve yüklü bir para alacağı için bu nikahı kabul eden, nikaha kadar evleneceği kişiyi bile görmeyen Kemal, Cazibe’yi ilk kez nikah salonunda görür. Ama kişilikleri farklı olduğu için daha ilk dakikada kavga etmeye başlarlar. Kemal “Ben bununla evlenmem” deyip çekip gidecekken bu işe aracı olan kişi Kemal`i kolundan tutup ikna eder. Cazibe oturma iznini alır almaz Kemal`le boşanacak, nikah kıyıldıktan sonra herkes kendi hayatına dönecektir. Her şey konuşulup anlaşılmışken karşı komşuları olan psikopat, yabancılar şube komiseri Peker Pekmez’e bu çifti izleme ve rapor hazırlama görevi verilir. Kendilerinin denetleneceğini anlayan çakma evliler çareyi bir süre birlikte aynı evde yaşamakta bulurlar. Böylece Peker Pekmez evli olduklarına inanacak. Sonra bir bahane ile çift ayrılacaktır.

Özellkle Simge karakterinin öylesine doğal bir hali varki ben en çok onu beğeniyorum. Türkçemize yeni bir ikileme kazandıran (mağdurumda mağdurum) Simge insanları ruh hali ne olursa olsun güldürmeyi başaran ilginç karakteriyle yok artık dedirten çok hoş bir bayan.  Cumartesi günlerinin vazgeçilmezi haline gelen Yahşi Cazibe komediden en önemlisi kalteli bir yapıt izlemekten hoşlananlar için biçilmiş kaftan. Moraliniz bozuksa ve beni hiç birşey güldüremez diyorsanız Yahşi Cazibeyi seyretmemişsiniz demektir. Ben şahsen şiddetle tavsiye ediyorum.Eski bölümlerini buradan  izleyebilirsiniz.Herkese iyi seyirler...

leydielif

25 Ocak 2011

şimdi Uzaklardasın


uzaklardasın şimdi
benden çok uzaklarda
elveda deyişinin Gölgesi durur
hala baş ucumda
Kaybetti anlamını beyaz
gündüzlerim yine giydi karanlığı
ruhum ayrılır bedenimden
her gece sensizliğin kollarında
Ne sen var şimdi
ne de ben
bomboş şehrin sokakları
Buz gibi esen rüzgarmı
içimi ürperten
yoksa ruhumu eriten sensizliğin gözyaşlarımı
Küçük bir tebessüm kaldı elimde
vuslata veda ederken
Özlemler biriktirdim sana
seni sensizde sevdim
Kadehler eşlik etti dudaklarıma
ayrılık şarkılarını söylerken
Güze döndü ömrüm
soldu senden kalan ne varsa odamda
gündüzlerim geceye döndü
güneş gözlerime doğarken
Kara sevdamıydı peşimdeki
azrail gibi bekleyen
Yoksa aşkın ta kendisimiydi
sessizce gülümseyen
Dolaşır durur damarlarımda
nefes gibi

sen gibi
acıtır her dokunuşumda
hiç iyileşmeyen yara misali
Hangi günahın bedelisin sen
bilmiyorum...
Ölmeden attın cehennemin dipsiz kuyusuna
yanıyorum...
Ne varsa sana dair
şimdi unutulmuşların içinde,
Bir kilit daha vurdum
sensiz kalmış  yüreğime...


leydielif
resim alıntı

13 Ocak 2011

Unut Gönlüm



Karanlığım yine güneşe küskün gözlerim,

Yağmurlar yağar durur içimde hiç durmadan

Her nefesimde arşa yükselir beddualarım

Bir parça almış gitmiş, gitmeler canımdan

savurmuş serseri rüzgarlar gölgelerin arasına

Ruhumu tutsak etmiş yalnızlığın kanlı bakışları

Mühür vurdum umudun bütün kapılarına

Yaktım ne varsa dünden kalan

Biter sandım can kırırklarım

Gidenler  dönecek diye her gün yandım

Bitmedi, aldı canımı her  gülümseyişimde

Ağladı düşlerim benim yerime

Yas tuttu yıldızsız gecelerim

Çığlıkları yankılandı sokaklarda

Adını hiç bilmedğim sevdalarım

Ağladı için için bensiz klmış hatıralarım

Unut gönlüm ne varsa içini acıtan

Unut gözlerim vuslatsız gecelerin matemini

Sadece bir avuç sevgi bana dünden kalan

Açmadan kapattım öksüz kalmış gönül defterini...



leydielif
resim alıntı

08 Ocak 2011

Zehir-part 2



 Bir yangın var yüreğimin tam ortasında

Senli topraklımı yakıp kavuran

Bir düş gibi kalmışsın gözlerimin aynasında

Beni bende yalanlayan

Kanımda dolaşan zehir gibi her an öldürüyorsun

Bir nefes gibi duruyorsun dudaklarımın ucunda

Bilmiyorum sen hangi beni seviyorsun

Canımı alan da sensin bir bakışınla yaşatanda...

Bir damla yaş gibi aktın gözlerimden

Küçük bir tebessümdün yüzümde, vuslata veda ederken

Azrail olurdu gözlerin gözlerime her baktığında

Alırdı canımı ayrılğın gölgesi düşünce sokaklarıma

Hercai hatıraların kaldı odamın bir köşesinde, ağlamaklı

Gardiyanı oldu gözlerimin sensiz gecelerin karanlığı

Katili oldum ne varsa içimde senden kalan tek tek gömdüm mezara

Ayrılğın adı kalmış sadece, AH! ların mühürlediği dudaklarımda...

Unutmadım seni unutamadım aşkının zehri hala damarlarımda,

Kor gibi yanar durur yüreğimin bir köşesinde külleri hala...


leydielif
resim alıntı

05 Ocak 2011

Kahramanmaraş'ta 88 Sivil Toplum Örgütü'nden Birlik Beraberlik Bildirisi




Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası'nın (KMTSO ) öncülüğünde 88 sivil toplum örgütü, kentteki birlikteliği sergileyen ortak basın bildirisi yayınladı.

'Maraş Katliamı' sözlerinden rahatsız olan STK'lar adına ortak basın bildirisini okuyan KMTSO Başkanı Mehmet Balduk, "Bizim üzerimizden kimse hesap yapmasın, oyun oynamasın. Kimse Maraş'ın adını katliamla birlikte anmasın" dedi. Maraş Olayları'nın 32. yıldönümünde ilk kez Kahramanmaraş'ta gerçekleştirilen anma etkinliklerinde yaşanan provakatif eylemlere kentte faaliyet gösteren 88 Sivil Toplum Kuruluşu tepki gösterdi. Kentte yaşayan Alevi ve Sünni vatandaşların yüzyıllardır barış ve kardeşçe yaşadığınıbelirten STK'lar bu gün bazı ulusal basın yayın organlarında ortak bir bildiri yayınlayarak gerek Maraş Olayları'nın, gerekse anma etkinliğinde yaşanan provakatif eylemlerin aynı kirli eller tarafından tezgahlandığını açıkladı. KMTSO'da düzenlenen basın toplantısı ile birlik ve beraberlik mesajları veren aralarında Alevi Kültür Dernekleri temsilcilerinin de bulunduğu kanaat önderleri, bu kardeşlik ortamını hiçbir gücün bozamayacağını açıkladı. Birlikteliğin sergilenmesinde öncülük eden KMTSO Başkanı MehmetBalduk, yüzyıllardır kardeşçe yaşayan Alevi ve Sünni vatandaşların Kurtuluş Savaşı'nda omuz omuza aynı cephede mücadele ettiğini belirterek, bu iki kesmin zaman zaman karanlık güçler tarafından karşı karşıya getirilmek istendiğini söyledi. Maraş Olayları'nın ülkeyi karanlığa sürüklemek isteyen mihraklar tarafından tezgahlandığını dile getiren Balduk konuşmasına şöyle devam etti:

"Sağduyu sahibi, akıl sahibi hiçbir Maraşlının onaylamadığı ama tahriklerle karıştığı bu olaylar hepimizi derinden yaralamıştır. Ve 1978 Maraş olaylarının acısı, Sünni'si ile Alevi'si ile herkese maddi ve manevi açıdan ciddi zarar vermiştir. Biz bunun acısını yüreğimizde 32 yıldır taşıyoruz. O olaylarda hayatını kaybeden tüm kardeşlerimize bir kez daha Allahtan rahmet diliyoruz. 19 Aralık 2010 tarihinde Maraş'taki huzur ortamına nifak sokmak isteyen ve aynı mihraktan beslenen ama farklı provakatif sloganlar atan provakatörlere Alevi ve Sünni vatandaşlarımız sağduyu göstererek gereken tokadı atmıştır. Münferit ufak tefek olay olsa da sağduyu sahibi insanlar buna ciddi bir tepki koymuştur. Alevi ve Sünni vatandaşlarımızın huzurunu bozmaya hiç kimsenin gücü yetmeyecektir. Eğer bu topluluk birlik ve beraberlik içerisinde olursa hiç kimsenin gücü yetmeyecektir."

"GÜZELLİKLERİMİZDEN BAHSEDİLSİN İSTİYORUZ" 


Balduk, Kahramanmaraş'ın şairleri, tarihi ve turistik değerleri, her geçen gün gelişen ekonomisiyle Türkiye'nin en güzide kentlerinden biri olduğunu belirterek katliam sözcüğüyle aynı cümlede yer almasından büyük rahatsızlık duyduklarını dile getirdi. Özellikle bazı köşe yazarlarının kaleme aldığı makalelerin incitici olduğuna vurgu yapan Balduk, "Şairler kenti diye tanıttığımız Kahramanmaraş'ta, Necip Fazıl Kısakürek, Abdurrahim Karakoç, Erdem Beyazıt ve sanat değeri olarak tanıttığımız ve türküleriyle tüm Türkiye'yi mest eden Aşık Mahsuni Şerif var. Türkiye'nin en huzurlu kentlerinden biriyiz. Ekonomisi sürekli büyüyen, her yıl bir milyar dolarlardan aşağı olmamak üzere yatırım kararı alınan, ihracatı Türkiye ortalamasından her zaman iki üç kat fazla olan bir kentiz ama gazeteler yazmıyor. Onlar bir milyar dolardan fazla ihracat yapan şehirleri yazıyor. Maraş'ın bu ayki ihracat artışı yüzde 66. bu anormal bir olay ve çok sevindirici. Yıl sonu hedefinde 550 milyon dolara yaklaştık. İhraç kayıpları ve satılan malları da koyduğumuzda 750 milyon dolara ulaştık. Şimdi Necip Fazıl, Aşık Mahsuni Şerif, muhteşem ormanlar, dağlar Allah'ın bahşettiği tabiat güzellikleri, çok çalışkan müteşebbis insanlar, sürekli yatırım yapan şehrini büyüten tertemiz bir şehir, bu özellikleri hiçbiri ortaya çıkmıyor. Ekonomideki başarısı ortaya çıkmıyor. Germenicia kenti ortaya çıkartılmış, Efes'le mukayese edilebilir bir türde, bundan bahsedilmiyor. Eshab-ı Kehf merkezinin Afşin olduğu mahkeme kararıyla tespit edilmiş bundan bahsedilmiyor. Maraş 2009 ekonomik krizin de etkisiyle belki enerji tüketiminde 9. sıraya yükselmiş bundan bahsedilmiyor. Türkiye'nin en büyük 1000 şirketi arasında 17 tane şirketi var Maraş'ın. Hatta veri göndermeyen arkadaşları da sayarsak 20'ye yakın şirketi var. Önümüzdeki yıl 20'yi de geçecek. Türkiye'nin şu anda en önemli sanayi kentlerinden biri olmuş, Afşin Elbistan'ı ve yeni HES'leri de sayarsak Türkiye'nin önemli bir enerji merkezi olmuş. Bu özelliklerinden bahsedilmiyor sürekli 'Maraş katliamı' olarak gündeme getiriliyor. Biz metinde ismi yazılı olan sivil toplum kuruluşları ve dernekler hepimiz bu Maraş katliamı lafından son derece rahatsızız. Bizim üzerimizden kimse hesap yapmasın, bizim üzerimizden kimse oyun oynamasın. Maraş'ın adını katliamla birlikte anmasın. Maraş'ı gelip görmemiş Maraş'taki huzuru, Maraş'taki Alevi Sünni kardeşliğini görmemiş, yaşamamış bir takım insanlar köşelerinde bir takım yazılar yazıyor. Bunlar çok incitici. Bunun için de böyle bir basın bildirisi ve ilan metni hazırlama gereği duyduk. Biz burada her zaman olduğu gibi kardeşçe, dostça, birlikte kız alıp, kız vererek ortaklıklar kurarak, beraber gezmeye giderek, sohbet ederek, yemek yiyerek dostluğumuzu pekiştirmeye devam edeceğiz" şeklinde konuştu.

Balduk'tan sonra söz alan Alevi Dernek Temsilcileri ve kanaat önderleri de konuya ilişkin düşüncelerini aktardı. Bu kardeşliğin sonsuza dek süreceğine vurgu yapan temsilciler daha sonra kol kola girerek hatıra fotoğrafı çektirdi.

Kaynak: www.haber46.com