18 Ocak 2010

Kar Tanesi





Kaybolsam diyorum sisli sabahların gözlerinde,

Çığlıklarımı salsam rüzgarlara çok uzaklara götürse...

Uçsam bir kelebeğin kanadında, maviye bulansam,

Can bulsam kurumuş bir dalın ucunda, çiçek çiçek açsam.

Hiç sönmeyen yangınlar var yüreğimn terkedilmiş sokaklarında,

Durmadan yankılanır sen kimsin diye yalnızlar rıhtımında.

Geceler bir kurşun gibi saplanmış güneşimin şakağına,

Tükendi hayallerimin umudu dar ağacında,

Can çekişiyor başucumdaki hatıralarım.

Ağıtlar yakıyor sessizce yağıyor yüzüme anılarım,

Üşüyorum ayaz gecelerin kül yığını kaldırımlarında,

İnadına yürüyorum sonu olmayan sis kaplamış yollarda...

Bitiyorum damla damla, eriyorum kar tanesi gibi çaresizce,


Ölüyorum bir kez daha, karanlık çökünce düşlerimin gözlerine....

Leydielif
resim alıntı


13 Ocak 2010

Yorgunum Birazda Suskun




               Sebebini hiç bilmediğim bir yorgunluk var bedenimde, ruhumun her zerresinde. Gözlerim güneşin batışı gibi dalıp gidiyor öylece hiç bilmediğim uzaklara. Hayat bir nehir gibi akıyor yanıbaşımda, bense gölgelerin araında kaybolmuşum sadece hatıralar kalmış baş ucumda. Biraz sessiz biraz tenha kalmış yorgun akşamlarımın karanlık sokakları.Tanıdık sesler arıyorum sis çökmüş kış ayazı sabahlarımda. Sıcacık muhabbetler, küçük bir tebessüm bekliyorum yalnızlığımla vedalaşmak istiyorum aslında. 
              Çok mu bencilim diye düşünüyorum ara sıra. Ne çok şey istiyorum hayattan diyorum. Ama diyorum ne para benim isteğim ne mal ne de mülk... Sadece gözlerime baktığında herşeyi anlayan, anlatmak istemeseniz bile varlığıyla her derdinize çare olan candan öte canlarınız vardır ya ben öyle birşey istiyorum işte. Hayallerimle el ele tutuşup gökkuşağı renklerinin arasında dolaşmak istiyorum. Kaybolmak istiyorum düşlerimin loş ışıklı kaldırımlarında. Hüzünlü şarkılar tesbih olmuş dilimde tekrar ediyorum durmadan. Her geçen yıl kar gibi yağmış saçlarıma, bir çizgi gibi kalmış yüzümün kurumuş topraklarında. Yarım kalmışları birde can kırıklarını savurmuşum bedenimi ürperten rüzgara.Sadece anılar kalmış odamın bir köşesinde beni sessizce izleyen, küçük bir kız hala gülümsüyor izi kalmış gözlerimde...


leydielif...

11 Ocak 2010

Hastalıkta Sağlıkta

İki seven kalbin bir araya gelmesi, birlikte bir ömür geçirmesi kadar güzel bir şey olamaz sanırım bu hayatta. Sevincinde üzüntüsünde, hastalığında sağlığında, varlıkta yoklukta bir ömür geçirmek için söz vermişler için hayat daha bir yaşanılır daha bir çekilir hale geliyor bence. BEN in son bulup biz olması, onsuz herşeyin anlamını yitirmesi, siyah beyaz olan ömrümüzün rengarenk olması gibi bir şey sanki...

Bu aralar dinlemekten hiç usanmadığım ve eşimin bana armağan ettiği bu şarkıyı bende tüm evli çiftlere armağan etmek istiyorum.İinşallah mutluluğunuz bir ömür boyu devam eder. Şarkının en sonunda söylediği gibi ....Bizde bu sevda sürdükçe, Ölsek de yanyanayız....


08 Ocak 2010

Bir Elvedanın Anatomisi





Bakışların cam  kırıkları gibi batarken,

Bir kurşun gibi salınmışsın yüreğimin namlusuna.

Şah damarıma saplanıp kalmış elveda deyişin,

Her adımın azrail gibi almış canımı, ve soluksuz bırakmış .

Şimdi sensiz karanlık gecelerim,

Kelimelerim intahara meyilli,

Şiirlerimse çoktan ölmüş..

Gömülmüş aldınışlarımın dipsiz çukurlarına, 

Bağışlanmayı bekleyen bir mahkum gibi beklemekte.

Depremler var şimdi yüreğimin senli topraklarında,

Vuslatlar paramparça olmuş,

Kırılmış ruhumdaki aynalar.

Gözlerimde kalsada senden kalan yağmurlar,

Damla damla eritsede bedenimi,

Seni sensiz yaşayamam yar...




leydielif

05 Ocak 2010

Belki Bir Gün






Şöyle bir düşündümde bu gün, yaşadığımız hayat, sahip olduğumuz bedenimiz, hatta ruhumuz ; sanki başkalarına aitmiş de zorla sahip olmuşuz gibi geldi.İnsanlardan habersiz kendi kendine dönen dünya bile kocaman bir yalandan ibaret olmasa her şarkının içinde, ozanların sazının telinde Yalan Dünye diye geçer miydi. Bir sonunun olduğunu bile bile herşeyden bihaber öylece yaşayıp gitmek olsa olsa kendini kandırmak olurdu sanırım. Yaşadığımız hayatımız yada yaşamak zorunda olduğumuz bize ait zannettiğimiz ömrümüz çoğu  öylece baktığımız bir tablo gibi soğuk bir duvarda asılı kalmış gibi durmakta. Karmakarışık renkler, düzeltilmek istenen yanlışlar ve tekrar yapılan hatalar, hiç bitmeyen yollar çizilmiş istesekde getirememişiz sonunu. Kimsesiz bir ağaç kondurmuşuz sisli bir dağın yamacına. Yalnızlığın her harfini ayrı ayrı çizmişiz ruhumuzun kırık aynalarına. Siyah beyaz olmuş bazen herşey, gece gibi siyahlar kaplamış gözlerimizi, beyaz düşler yağmış kimsesiz sabahlarımıza. Kimsenin açamadığı kapılar çizmişiz yüreğimizin sevda yanığı kokan sokaklarına. Yıldızları toplayıp hayallerimizin başucuna koymuşuz. 
Öylece kaldığımız anlar öyle çok olmuşki nefes almak bile zor gelmiş, yaşamaksa istemeyerek okuduğumuz bir roman. Bitmek bilmemiş sayfalar, her kelimesini her harfini ezberlemişiz. Mutluluğun içimize işlediği zamanlar su gibi geçip gitmiş. Farkına bile varamamışız. Anlatamadığımız boğazımızda düğüm düğüm kalan ne çok şey varmış aslında. Göz yaşları anlatmış, yağmış usul usul, sis çökmüş yüzümüze. Her gün bir parçaya daha bölünmüş, gerçek sandığımız yalanların içinde kalan ruhumuz. Ne kadar feryat etsede kimse duymamış sesini, belkide duymak istememiş. Kah gülmüşüz ağlanacak halimize kah ağlamışız mutluluktan sevinçten. Yıllar geçmiş gitmiş hiç dönüp bakmamışız arkamıza belkide bakmak istememişiz. Korkmuşuz hatalarımızdan, asla ulaşamadığımız yüreğimizde hapsolmuş hayallerimizden. Umudu bir güvercinin kanatlarına koymuşuz arada birde olsa kanatlarını çırpsın diye. Sevgiyi mutlulğu rüzgara savurmuşuz gözlerimiz karardığında bir nefes gibi yüzümüzde essin diye. Bu hayatı yaşıyoruz belki bir gün 
 .........................olur diye....................

Not: Noktalı yeri sizlerin doldurmasını istedim. Her kesin dileği farklı kim bilir belki bir gün...

leydielif