sevgili etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sevgili etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Mayıs 2012

Özledim Sevgili

Birazcık Sen kattım her şeye, geceye gündüze,
Benden geçtim ama dayanamadım sensizliğe
Hiç bilmediğim şehirlerde aradım seni
Bana veda eden vuslatın kollarında
Bir tek sözdü senden beklediğim
Söylemedin söyleyemedin belki de
Kaldı çaresiz dudaklarında
Seni sordum tanıdık yüzlere
Sus pus olmuştu sanki her şey
Sensiz kalan düşlerim bile
Bekledim içimde kalan son bir umutla birlikte
Sadece özledim sevgili
Seni çok özledim...


kardelen

28 Kasım 2011

SEN Olmak..





Ayaz geceler katili oldu şiirlerimin, 
Sensizlik kefeni oldu bu naçiz bedenimin.
SEN oldum sevgili,ama sensiz olamadım,
Hiç akmayan yaşıydın, hüzün kaplamış gözlerimin.

Sessizliğimi dinliyorum, feryat eden gönlüme inat,
Yokluğunu biriktiriyorum, seni sensiz yaşıyorum heyhat.
Hıçkırıklar düğümlenmişken adını anamayan dudaklarımda
Öyle bir ızdırap var ki ruhumda, sanki yas tutuyor kainat...

Elif'den en Sevgiliye...

10 Mayıs 2009

Unutamam Seni


Sana hasret yaşıyorum çok uzaklardayım,

Vuslata küskün yüreğim, bitmeyen bir yastayım.

Ey yüreğimin mechul sahibi hangi yerdesin,

Gözlerimde umut pareleri, ellerimde sen den kalan anılarım,

Kulağım kapıda, belki bir gün ansızın çalarsın.

Beni çok seven bir vardı dersin, ağlarsın.

Hiç dert etme kendine, bir gün sende benim gibi yanarsın,

Tam yüreğinin ortasına, hançeri kendi elinle saplarsın.

Karar gündüzlerin, gecelerin en büyük düşmanın olur,

Elbet senide bir gün, senin gibi vefasız bir sevgili bulur.

Ahlarım var dağlardan büyük, çıkmıyor dudaklarımdan,

Bazen iki damla yaş olur, süzülürsün yanaklarımdan.

Yüreğim yangın yeri aşkın alevden bir kor,

Kan damlıyor yüreğimden sensizlik öylesine zor.

Alışırsın diyorlar, buda geçer diyorlar,

Ah nasıl sevmişim seni, ölsem unutamam, bilmiyorlar...

Tüm dualarım sanadır sevdiğim, sen unut beni,

Sensizde yaşarım ben, ama asla unutamam seni...

Yazan:leydielif
resim alıntıdır

08 Mart 2009

İki Yabancı


İkiside aynı şirkette çalışıyordu. Sanki iki yabancıydılar birbirleri için. İkiside yalnız yaşıyordu. Her gün göz göze geliyorlar ama, sanki birbirlerini görmüyorlardı. Gül, aşırı duygusal ve içine kapanık bir kızdı. Kader ona kötü bir oyun oynamış, hayatta hiç kimsesini bırakmamıştı. Yalnızlığın verdiği bir suskunluk vardı gözlerinde. Can ise, hayatta herşeyden zevk almasını bilen, zamanını çok iyi değerlendiren, her zaman pozitif düşünen biri olması sebebiyle arkadaşları tarafından çok sevilirdi.Birbirlerinden habersiz geçiyordu günleri. Bir gün asansörün önünde karşılaşıvermişlerdi. Gül başını hiç kaldırmıyor, sıkıntılı bir şekilde asansörün gelmesini bekliyordu. Can'sa kendi kendine şarkı söylüyor, gelen geçeni seyrediyordu. Beraber binecekleri asansörde başlayacak bir aşktan habersiz, bekliyorlardı asansörü. Asansör gelmiş ikiside binmişti. İkisinden başka binen olmamıştı asansöre. Aynı kata çıkacaklardı. Tam gelmişlerdiki inecekleri kata, asansör aniden durdu. İçini korku kaplayan Gül, ne yapacağını bilemez bir halde, ne oldu yaa diyebildi kızgın bir sesle.Can'sa sanki hiç birşey olmamış gibi merak etmeyin çalışır dedi gülümseyerek. Gül biraz sakinleşmiş, Can'ın sözleriyle korkusu azalmıştı .Onbeş dakika geçmiş hala asansörde hiç bir kıpırdama olmamıştı. Gül iyice korkmaya başlamış, korkunun verdiği cesaretle, Canla sohbet etmeye başlamıştı. Siz bizim katta çalıyorsunuz değilmi dedi Can'a. Can da, evet bir yıldır bu şirkette çalışıyorum dedi gülümseyerek. Gül, Can'ın bu rahat haline bir yandan kızıyor, içten içede gülüyordu. Zaten böyle şeyler hep beni bulur dedi, asansörün düğmelerine ısrarla basarken. Can'sa onu sakinleştirmeye çalışıyor merak etme çalışır birazdan deyip, teselli ediyordu. Bu güne kadar Gül'ü hiç bu kadar yakından görmemiş onunla hiç konuşmamıştı.Gül; simsiyah gözleri olan, fiziği düzgün çok güzel bir kızdı. Nasıl bu güne kadar fark edememişti anlayamadı. Can'ın kendine dikkatli bir şekilde baktığını gören Gül, ne yapacağını bilememiş, eli ayağına dolanmıştı. Sadaca gülümseyebilmişti. Sonra asansör birden çalışmaya başlamış ve çalıştıkları kata sonunda çıkmışlardı. Gül içinden bir oh çekerek masasının başına oturmuş, hemen işlerine koyulmuştu. Cansa Gül 'ü düşünüyor aklından bir türlü o kendine bakan simsiyah gözleri çıkaramıyordu. Günler geçiyordu. Arada bir göz göze geliyorlar Can ısrarla Gül'e bakarken Gül kaçamak bakışlarla hemen ayrılıyordu oradan. Can artık birşeyler yapmalıyım diye düşündü. Ve aklına çok güzel bir fikir gelmişti. Gül gelmeden işyerine geliyor, Gül'ün masasına bir tane kırmızı gül bırakıyor, sonrada gelince dikkatle onu iziyordu. Ne tepki verecekti bilmiyordu. Gülse gelen her gülü masasında boş duran vazoya bırakıyor, birde kim olduğunu bilsem iyi olurdu diyerek gülümüsüyordu. Bir ay geçmiş ve hala her gün masasında bir gül bulan Gül, artık çok merak ediyordu bu gizli hayranını. Aslında asansörde olanlardan sonra oda Can'ı aklından hiç çıkaramamış, ama ne yapacağınıda bilememişti. İçten içe ne olur gülleri o göndersin diyor, sonrada yok o göndermemiştir deyip çaresizce oturuyordu masasının başına. Bir gün şirkete çok erken gelmiş, işlerini erken bitirmek için çalışmaya başlamıştı. Bir ara masasından ayrılmış tam geri döneceği sırada, Can'ın masasına gülü bıraktığnı görmüştü. Yüreğinde öyle bir mutluluk hissetmiştiki, tüm cesaretini toplamış ve hızlı adımlarla Can'a doğru yürümeye başlamıştı. İçinde birkitirdiği herşeyi anlatacak Can' onu ne kadar çok sevidğini söyleyecekti. Can'ın karşısına geçmiş gözlerinin içine bakıyordu.Kalbi yerinden çıkacakmış gibi çarpıyor, kelimeler duduklarında ama bir türlü söyleyemiyordu.Derin bir nefes almış tam herşeyi söylemek için cesaretlenmişti ki, Can yavaşca elleriyle dudaklarına dokundu ve gözlerinin içine bakarak, seni seviyorum biliyor musun dedi. Gül o anda ne yapacağını bilemeden gözünden akan yaşlara engel olamamış, sessizce, bende seni seviyorum diyebilmişti. Sonra iki aşık sımsıkı sarılmışlar, birbirlerine olan özlemlerini giderircesine öylece kalmışlardı. İki yabancı değillerdi artık. Hayat onlara çok güzel bir sürpriz yapmış onlarıda sevda treninin yolcuları arasına alıvermişti. Hiç bitmesini istemeyecekleri ,çok güzel bir yolculuk onları bekliyordu...

Yazan:leydielif