şair etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şair etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Mayıs 2012

ŞAİRLER KENTİNDE ŞİİR FESTİVALİ


Necip Fazıl'dan Sezai Karakoç'a, Aşık Mahzuni'den Cahit Zarifoğlu'na, Nuri Pakdil'den Erdem Beyazıt'a kadar onlarca şairi yetiştiren, şairler kenti olarak bilinen Kahramanmaraş’tan şiir festivali.  
Kahramanmaraş Belediyesi ve Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul birlikte  düzenlediği, 24-27 Mayıs 2012 tarihlerinde  bu yıl ilk kez gerçekleştirilecek olan 'Necip Fazıl Kısakürek' temalı Şiir Festivali, İstanbul Kız Kulesi'nde düzenlenen bir basın toplantısıyla tanıtıldı.  
Sultan II.Abdülhamid Han torunu Şehzadelerden Abdülhamid Kayıhan Osmanoğlu ve Dulkadiroğlu Sultan Alaüddevle Bey torunu Hakan Türker Dulkadiroğlu'nunbulunduğu toplantıya Nurettin Durman, Adem Turan, Seyfettin Kartal, Zafer Acar, Saadettin Kaplan,Yusuf Dursun gibi ünlü şair de katıldı. 

TÜRKİYE’DEKİ ŞİİR DÜNYADAKİ ŞİİRDE YÜKSEKTİR 

“Türkiye’deki şiir dünyadaki şiir’den daha yüksektir” diye Şair Cumali Ünaldı, “Kürdü, Türkü, Alevisi ve hangi inançtan olursa olsun bu topraklarda yaşayan herkesin bu toprakların geçmişi ve geleceği ile ilgili düşünce üretip tavır belirtmeliyiz. Şiir, en çok, büyük ve emperyal düşünen insanların işidir, göz ardı edilemez Şairin aklının yanında yüreği ile de imtihanı vardır.” Diyerek şairin günümüzdeki çirkinlikleri, haksızlıkları görmesi gerektiğini vurguladı. 

TYB DÜŞEN GÖREVDEN ÇOK MUTLU 

Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul adına konuşan Davut Göksu, Kahramanmaraş ile birlikte bu işte olmaktan mutluluk duyduklarını belirtirken, “Şairler ezelde kadehlerine muhabbet damlamış söz üstatlardır. O üstatların hizmetkârları şiir sevenler olarak bu festivalin gerçekleşmesinden dolayı çok mutluyuz. Ete kemiğe bürünmesi gereken meselelerin dile getirilmesi ve insanların direk kalbini etkileyecek şekilde söylenmesi gerekir. Festivalle bu görevi yerine getireceğiz. Üstat Necip Fazıl'ın birikimini, kalemini hepimiz biliyoruz. Üstat şiirinde, kaleminde zaten yerini bulmuştur. Ama bu festivalin üstada atfedilmesi, diğer üstatlarımızın da anılması şiir dünyası açısından önemli bir gelişmedir" dedi.

“ŞİİRİN BAŞKENTİ MARAŞ” 

Kahramanmaraş Belediye Başkanı Mustafa Poyraz, Maraş'ın tarih boyunca sözlü ve yazılı kültüre büyük katkıları olduğunu, birçok değer yetiştirdiğini belirterek, “Maraş, şiir gibi bir şehirdir. Maraş kalem başı, köşe başıdır. Ve edebiyat dünyasına adını altın harflerle yazdırmış birçok şair yetiştirmiştir. Bu festivalle birlikte şairlerimize sahip çıktığımızı göstermek, onlara bir saygı duruşunda bulunmak istiyoruz” dedi. 
Poyraz, geleneksel hale getirilmesi planlanan festival, ‘Şiirin Başkenti’nin Maraş olduğunu da ilan edileceğini anlattı. 

SOKAKLARA ŞİİR KUMBARALARI 

Bu yılki teması hem doğum hem ölüm yıldönümü 25 Mayıs olan Türkçe üstadı şair Necip Fazıl Kısakürek olarak belirlenen festival kapsamında ünlü şairlerin katılımıyla, şiir okumaları, söyleşiler, sempozyum ve çeşitli sokak etkinlikleri düzenlenecek. Şairler İlköğretim Okulu, Şairler Evi ve Şairler Parkı'nın da açılacağı festivalin en dikkat çekici etkinliklerinden biri ise“Çatkapı Şair Buluşması” olacak. 
Festivale katılan her şair, farklı ilköğretim okullarında sınıflara çat kapı girerek şiirler okuyarak çocukların şiire olan ilgisini arttırmaya çalışacak. Aşıklar ve halk ozanları da festivalin önemli bir parçası. Festival kapsamında kent meydanlarında aşıklar atışacak, halk ozanları şiirlerini okuyacak. Sokaklara “Şiir Kumbarası”nın da kurulacağı festival, 27 Mayıs akşamı Necip Fazıl Kısakürek Onur Ödülü'nün verilmesiyle son bulacak.
Kaynak:HABER5.COM



27 Aralık 2011

Çanakkale Şehitlerine




Şu boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi?
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi,
- Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya-
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.
Ne hayasızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!
Nerde - gösterdiği vahşetle “bu bir Avrupa’lı”
Dedirir - yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi,
Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yahut kafesi!
Eski Dünya, Yeni Dünya, bütün akvam-ı beşer,
Kaynıyor kum gibi, mahşer mi, hakikat mahşer
Yedi iklimi cihanın duruyor karşında
Ostralya’yla beraber bakıyorsun Kanada!
Cehreler başka, lisanlar, deriler, rengarenk;
Sade bir hadise var ortada: Vahşetler denk.
Kimi Hindu, kimi yamyam, kime bilmem ne bela…
Hani, ta’una zuldür bu rezil istila!
Ah o yirminci asır yok mu, o mahluk-i asil,
Ne kadar gözdesi mevcut ise hakkıyle, sefil,
Kustu Mehmetciğin aylarca durup karşısına;
Döktü karnındaki esrarı hayasızcasına.
Maske yırtılmasa hala bize afetti o yüz…
Medeniyet denilen kahbe, hakikat, yüzsz.
Sonra mel’undaki tahribe müvekkel esbab,
Öyle müdhiş ki: Eder her biri bir mülkü harab.

Öteden saikalar parçalıyor afakı;
Beriden zelzeleler kaldırıyor a’makı;
Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;
Sönüyor göğsünün üstünde o aslan neferin.

Yerin altında cehennem gibi binlerce lağam,
Atılan her lağamın yaktığı: Yüzlerce adam.
Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer;
O ne müdhiş tipidir: Savrulur enkaaz-ı beşer…
Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak,
Boşanır sırtlara, vadilere, sağnak sağnak.
Saçıyor zırha bürünmüş de o namerd eller,
Yıldırım yaylımı tufanlar, alevden seller.
Veriyor yangını, durmuş da açık sinelere,
Sürü halinde gezerken sayısız teyyare.
Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler…
Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler!
Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;
Alınır kal’a mı göğsündeki kat kat iman?
Hangi kuvvet onu, haşa edecek kahrına ram?
Çünkü te’sis-i İlahi o metin istihkam.

Sarılır, indirilir mevki-i müstahkemler,
Beşerin azmini tevkif edemez suni beşer;
Bu göğüslerse, Hüda’nın ebedi serhaddi;
“O benim sun’-i bedi’im, onu çiğnetme” dedi.
Asım’in nesli… diyordum ya…nesilmiş gerçek:
İşte çiğnetmedi namusunu, çignetmiyecek.
Şüheda gövdesi, bir baksana dağlar, taşlar…
O, rüku olmasa, dünyada eğilmez başlar.

Mehmet Akif Ersoy


Değerli şahsiyet, şair, edebiyatçı, kahraman Mehmet Akif Ersoy' u 90. ölüm yıl dönümünde saygı ve rahmetle anıyorum. Türk milletinin Mehmet Akif gibi vatanına milletine bağlı, inançlı, saygın şahsiyetlere ihtiyacı vardır. Ve son sözümü de onun bir söylemiyle bitiriyorum ;"Allah Bu Millete Bir Daha İstiklal Marşı Yazdırmasın"....


11 Şubat 2010

Sessizliğimin Sesi



Sessizliğimin sesiydi sonsuzluğa uzanan gözlerim

Damla damla gözyaşıydı içime akan ağlamaklı şiirlerim

Acı bir selaydı şarkılar, kulaklarımda çınlayan

Ve bir vedanın son sözleriydi, hiç unutulmayan

Haykırıştı aslında gülümseyişim, belkide bir ah!

Bir yıldızın kayıp gitmesiydi, dönmemek üzere gidenler

Hüzün iklimi hüküm sürüyordu yalnızlığa açılan bahçemde,

Yas tutan çiçeklerim kurumuş yapraklarına ağlıyordu sessizce

Çok uzaklardan bir ses geliyordu, yankılanıyordu kimsesiz sokaklarda

Ölüm gibi bekliyordu yalnızlığın nefesi bir adım ötede

Sinsi bir avcı gibi kurmuştu tuzağını gülümseyen gözlerime

Kapatmıştı tüm yollarımı karanlık gölgesiyle

Demir atmış gümüş renkli güneşin kızıl düşmüş sahiline hayallerim

Belki yolunu bulur da gelir bir gün kapıma unutulmuş düşlerim

Ne desem boş ne desem yalan gibi gelir sözler, cümleler

Şair olmak buysa eğer, bir ömür yalan söylemeye değer...


leydielif
resim alıntı