10 Nisan 2009

Kitap Kokusu


Ilık bir yaz akşamı elinde hiç soluk almadan okuduğu roman, yine çok uzaklara dalıp gitmişti. Güneş son pırıltılarıyla aydınlatmaya çalışırken odasını, duvarlara sanki kitapların kokusu sinmişti. Hayat gibiydi onun için kitaplar. Her sayfası başka bir alem, her kelimesi ayrı bir anlam katardı, yalnız yaşadığı grileşmiş hayatına. Genç bir delikanlıydı asi ruhuyla.Kendini anlamak istemeyen insanlarla dolu bir dünyada yaşadığını düşünüyordu. En çok sevidği şey ne futbol maçlarıydı, nede arkadaşlarıyla birlikte geçirdiği zaman. Tek tutkusuydu kitaplar. Okulda boş zamanlarının çoğunu kütüphanede geçirir, kitapların kokusu bile yeterdi yalnız yüreğini mutlu etmeye. Eline geçen her fısatta yeni kitaplar alır , özenle yerleştirirdi odasının en güzel köşesine. Annesi ve babası devamlı çalıştıkları için kendisiyle fazla ilgilenmezler, yalnız dünyasının farkına bile varamazlardı. Büyümüştü artık kendi başının çaresine bakabilirdi.
Bir sabah erkenden kalkmış, hemen üzerine birşeyler giymiş kaçarcasına çıkmıştı evden. Yıllardır yaşadığı ev yabancı gibi geliyordu artık kendine. Karmakarışık düşüncelerin içinde kaybolmuşken, küçük bir kitapçıya takıldı gözleri. Daha önce nasıl fark etmemişti. Yüzünde kitapları görmenin verdiği bir gülümsemeyle yavaşca kapıdan içeri girdi. Derin bir nefes aldı önce, o çok sevdiği kitapların kokusunu çekti içine bir çiçeği , yağmur sonrası tertemiz olan havayı koklar gibi kokladı. Öyle güzel bir yerdiki burası . Daha önce hiç görmediği, adını bile duymadığı kitaplar vardı. İçeride sadece kendisini olması biraz ürkütsede içini , kitapların varlığı unutturuyordu kötü ne varsa aklında.
Benimde böyle bir odam olsa kitaplarla beraber yaşasam, ne iyi olurdu diye geçirdi aklından. Kitapların arasında dalıp gitmişti ki, yaşlı bir adamın sesiyle irkildi. Delikanlı hangi kitabı arıyorsun, dedi biraz yorgun, biraz titrek bir sesle yaşlı adam. Bir an ne söyleyeceğini bilemesede, bilmiyorum ama herhangi biri olabilir dedi sesssizce. Yaşlı adam yüzünde bir tebessümle hadi benimle gel, tam sana göre bir kitabım var dedi. İçinde hiç bilmediği bir sevinçle, küçük adımlarla takip etmeye başladı yaşlı adamı. Uzun bir koridoru geçtikten sonra, renk renk kitapların olduğu bir yere geldiler. Bir yandan nasıl bir kitap alacağının merakını duyarken, bir yandan acaba içlerinde ne yazıyor diye kendine kendine sorular sormaya başlamıştı. Yaşlı adam bu ilginç kitapların arasından bir tanesini aldı üzerindeki tozları sildi yavaşca. Sonra kendine uzattı ve dediki; bu kitap senin ama kitabını sonun merak edip asla önce okumayacaksın. Eğer böyle yaparsan kitabı bana geri getiriceksin . Yaşlı adam bu sözleri söylerken kendisi gözlerini kitaptan alamıyor, bir önce okumak istiyordu. Sanki bütün vücudunu sarmıştı merak duygusu. Bir sevinçle aldı kitabı ve teşekkür ederek çıktı küçük kitapçı dükkanından. Hızlı adımlarla eve giderken kitabı okumaya başlamıştı bile.Genç bir şövalyenin hikayeseni anlatıyordu elindeki kitap. Hayat ona ne kadar zorluklar yaratırsa yaratsın, o hiç vazgeçmiyor ve eninde sonunda kötülere karşı galip geliyordu.Ülkesini her zaman adaletle yönetiyor halkına büyük bir sevgi duyuyordu. Düşmanlarına karşı hiç bir zaman kin beslemeyen, herşeyi konuşarak, anlatarak çözülebileceğini anlatan ve herkes tarafından çok sevilen bir şövalyeydi. Odasına girmiş gözlerini kitaptan ayırmadan oturuvermişti yatağının üzerine. Okudukça sanki içinde umut yıldızları parlamaya başlıyor , kitaptaki şovalye gibi hissediyordu kendini. Birden duraksadı. İçindeki dayanılmaz merak duygusu kemirmeye başlamıştı içini. Neden sonunu okumamaması gerekiyordu, yaşlı adam neden bunun üstünde bu kadar durmuştu. Bir türlü anlayamamıştı.Küçük bir sınva mıydı bu kendisi için hazırlanmış. Yaşlı adam neden bu kitabı kendine vermişti. Aklına bin bir tane soru gelsede yenilmemişti merakına. Azimle büyük bir sabırla okudu kitabı sonuna kadar. Kitabın en sonunde el yazısıyla şöyle bir paragraf yazıyordu;
Hayat ne kadar zor olursa olsun , çevrendeki insanlar ne kadar uzak gibi görünsede gözlerine, bu hayat senin ve ancak kendin güzelleştirebilirsin. Yalnızlığa , umutsuzluğu inat sevgiyle hiç bitmeyen bir ümitle bak dünyaya. Kırıcı olma ki sende kırılmayasın, her zaman güzel şeyler düşün ki hayatında güzelliklere yer olsun. Hiç bir zaman yenilmemelisin bu acımasız dünyaya.Yüreğindeki eşsiz güzellikleri paylaş, ki artısn mutluluğun. Üzüntülerini anlatki azalsın içindeki sıkıntıların. Sevmekten sevilmekten asla vazgeçme. Yoksa gamla sıkıntıyla hiç çekilir mi bu fani dünya...
Paragrafın tamamını okuduktan sonra sanki sihirli bir değnek dokunmuştu kırgın umutsuz yüreğine. Hapsolduğu karanlık düşüncelerden kurtulmuş , ümit ışıklarının aydınlattığı , sevgi güneşinin doğduğu bir düyaya adım atmıştı sanki. Yüzünde hiç olmayan bir tebessüm, gözlerinde pırıl pırıl yıldızlar , ve hiç olmadığı kadar huzurluydu.
İçindeki bu mutluluğu sevinci herkesle paylaşacaktı artık. Hayatını solmuş yaprakların arasında değil, bir gül bahçesinde geçirecekti. Sevgi dolu umut dolu yeni bir hayat onu bekliyordu...
Yazan:leydielif
resim alıntıdır

8 yorum:

meltem dedi ki...

AH ELİFİM NE GÜZEL YAZMIŞSIN.. ŞİMDİ SEN DE YAZILARINLA BİZE IŞIK SAÇIYORSUN İNAN..
BEN DE GERÇEKTEN AŞILMAZ BİR ENGEL,YOKSA İNSANIN KARAMSARLIKLARINIDA MUTSUZLUKLARINIDA KENDİSİNİN YARATTIĞINI DÜŞÜNÜYORUM VE BU TÜR İNSALARINDA BU MUTSUZLUĞU VE KARAMSARLIĞI BİR HASTALIK GİBİ ETRAFLARINA YAYDIKLARINI DÜŞÜNÜYORUM..
AMA HALBU Kİ BURDA YAZDIĞIN GİBİ İNSANLAR BİRBİRİNE UMUT VEREBİLİR, MUTLULUK VEREBİLİR, GÜLÜMSEYEREK GÜLÜMSETEBİLİR,SEVGİSİNİ VEREBİLİR. AYNI SENİN GİBİ
HER ZAMAN BİRİLERİMİZİN BUNA İHTİYACI OLABİLİR.
BEN DE HEP GÜLÜMSEMEK İSTİYRUM HAYATA VE SEVDİKLERİME MUTLULUK PAYLAŞTIKÇA ARTIYOR BİLİYORUM

öykü dedi ki...

Bır kıtap aldıgımda
once onu acıp koklarım
bu kokuyu gercekten cok sevıyorum..
bambaska bısey :)
ve yzında cok guzeldı Elıfcım..

kardelen dedi ki...

Çok haklısın Meltemcim sıkıntıdan üzüntüden uzak bazen şiirlerle bazen bir hikayeyle anlatıyoruz içimizdekileri. duygularımızı paylaşıyoruz birbirimizle. Sevgilerimle canım...

kardelen dedi ki...

Çok teşekkür ederim öykücüm Bu yazıyı yazdıktan sonra galiba en yakın zamanda bir kitap daha alacağım. Bazen büyük bir kütüphanem olsa içi kitaplarla dolu olsa diye hayal ediyorum ne güzel bir yer olurdu kitap kokusunu içine çekerek geçireceğin kitaplarla dolu bir yer hayali bile çok güzel...

Paşa dedi ki...

gerçekten çok güzeldi zevkle bitmemesini istercesine okudum...sanki bir roman okur gibiydim ..yüreğine sağlık..verdiğin mesajlar paylaştığın dilekler yerinide buluyor sevgiler:)

Adsız dedi ki...

yesss iste budur yane! dediimi annadin sen demi elif?

kardelen dedi ki...

TEşekkürler paşa bu güzel dileklerin ve güzel yorumun benimde içimi aydınlattı. Kucak dolusu sevgilerimle...

kardelen dedi ki...

Evet opalcim ne demek istediğini anladım canım inşallah daha iyileriyle karşınızda olacağım sevgilerimle...