10 Ocak 2009

HASRET


Zaman zaman gözlerimiz derinlere dalar, göğüs kafesimiz daralır, kalp atışımız hızlanır, o an aklımıza mazimiz gelmiştir.


Hasret kaldıklarımız çok uzaklardalar. Onların bir çoklarını kalbimizin derinliklerine gömeli yıllarda nasıl hızla gelip ve delip geçmiştir.


O gün çok eski bir dostla karşılaşırsınız ayak üstü de olsa kısa bir sohbetle geçmişi yad edersiniz müşterek tanıdıkların haberlerini almaya çalışırsınız.


Eski dost bazen iyi bazen de yüreğimizi burkan haberler verir. Yıllardır göremediğimiz bazı dostlarımızın ahiret alemine intikal ettiğini öğreniriz.


Derin bir oftan sonra dudaklarımızdan rahmet cümlesi dökülür.


Eski dostumuzdan hüzünlü bir şekilde ayrılırken yüreğimize acılar dolmuştur ve ahiret alemine intikal eden dostlarımızla kısada olsa beyin süzgeçlerinden anılarımızı hızlandırılmış film şeritlerinden geçiririz.


Onun sureti gözümüzün önüne gelir onunla yaşadığımız anılar aklımıza gelir. İçimizde kasırgalar kopar.


Ruhumuzun derinliklerine ineriz.


Adımlarımızı boşlukların içine atarız. Yanımızdan geçen bir tanıdık bize selam verir onu bile göremeyiz.


Buğulanan gözlerimizden damlalar yeryüzüne düşer.


O gün çok duygusallaşmışızdır.


Gözlerimiz ve aklımız tanıdıkları arar duyduklarımızı paylaşmak için üzüntülerimizi küçültmek için.


İnsan gurbete çıkmaya dursun sevdikleri aklına geldikçe onların özlemi kurşun gibi yüreğini deler geçer.


Hasret için çevrilmiştir filmler, hasret için okunmuştur yanık türküler, hasret içimizi yanardağlar gibi kavurmuş yakmıştır.


İçimizi yakan hasret sancısı bazen içimize dert olarak oturur. Hasret kaldıklarımız aklımızdan ve kalbimizden çıkmazlar.


MÜRSEL NAMLI


1 yorum:

Adsız dedi ki...

O gün çok duygusallaşmışızdır.



Gözlerimiz ve aklımız tanıdıkları arar duyduklarımızı paylaşmak için üzüntülerimizi küçültmek için.



İnsan gurbete çıkmaya dursun sevdikleri aklına geldikçe onların özlemi kurşun gibi yüreğini deler geçer.

Dr. Canan Yürür ANTALYA...