08 Şubat 2009

Bilinmezliğin Sonu


Ay ışığı vuruyordu odamın içine.
Yine o eski mektuplar elimde okumaya başlıyorum,
Eskiyi hatırladıkça, terkedilmişliğin acısını duyuyorum yüreğimde.
Bahçede yapraklar susmuş adeta,
Sanki beni dinliyorlar, benden birşeyler bekliyorlardı.
Ama ben yine o bilinmeyen rıhtımda oturmuş,
Bilinmezliği seyrediyordum.
Cadde bomboştu limanda sadece ben vardım.
Benimle beraber olan tek şey, gümüş renkli güneşti.
Rıhtımlarda dolaşan serseri bir avcıydım artık.
Ama ne kendimi bulabiliyordum ne başkalarını.
Kızıl alacası bir şafakta sokaklarda koşmak istiyordum,
Gençliğimi biraz olsun yaşamak.
Ama bekleyip susmam gerekiyordu.
Olan biteni dinlemem...
Anlamıştım artık hayellerimi yitirdiğimi geç olsada,
Ölümün ve yalnızlığın acısını duymak istemiyordum artık yüreğimde.
Biraz olsun bende mutlu olamazmıydım
Gönlümde çiçekler açtıramazmıydım...
Ama unutmuştu gözbebeklerim gülmeyi.
Hayatta öğrendiğim tek şey vardı unutumadığım...
Yaşadımı insan gerçekçi yaşamalı,
Boş hayallerle dolu olmamalı hayatı.

Yazan :leydielif

1 yorum:

AskinAy dedi ki...

cok güzel sözler iceren bu siirde son cümle harika!!öptüm canim,sevgiler..