
Her zaman aklındaydı zamanda yolculuk yapmak. Yeni birşeyler keşfetmek onunu için bir tutku, yaşam tarzı olmuştu adeta. Öylece yerinde sayan boş boş oturan insanlara kızar, zamanın kıymetini bilmiyorlar diye yakınırıd kendi kendine. Alet çantası hep elinde gezer, nerde bozuk birşey görse tamir etmeye çalışrıdı. Yapardı çoğu zaman. Ama aklı fikri zaman makinesindeydi. Aklına koymuştu yapacaktı ergeç. Gece yarısı uyundı birden. Oturdu düşünmeye başladı. Fırlar gibi kaltı yerinden . Eline bir kağıt bir kalem. Birşeyler çizmeye başladı. Yazdıkça aklına yeni fikirler geliyor içten içe çocuk gibi seviniyordu. Buldum buldum diye sessiz sessiz gülümsüyordu. Evet sonunda bulmuştu zaman makinesini. En ince detayına kadar düşünmüştü . Geçmişe nasıl gidecekti. Geleceğe gidebilecek miydi. Aklında binbirtane soru uyumadı güneşin ilk ışıklarına kadar. Her yer aydınlandığında bitmişti tamamen. Artık herşey hazırdı. Sadece yapması gereken parçaları bulup bir araya getirmesi gerekiyordu. Hemen gitti tek tek buldu bütün parçaları. İtinayla birleştirdi. Zaman öyle çabuk geçiyorduki akşam olmuştu bile. Öylesine dalmıştı ki ne yemek aklına gelmişti nede su . Herşeyden vazgeçmişti sanki. Her yer kararmış gece yarısına az kalmıştı. Derin bir nefes aldı ve bitti dedi. Evet bitmişti herşey. Tam karşısında duruyordu yıllardır hayalini kurduğu zaman makinesi. Şimdi yine bir soru vardı aklında. Geçmişe mi gitmeliyim yoksa geleceğe mi. Düşündü bir zaman. Geçmiş mi gelecek mi diye sordu durdu kendi kendine. Tamam dedi sonra geçmişe gideceğim annemin yanına diye geçirdi aklından. Girdi makinenin içine sonra gideceği tarihi yazdı. Bastı düğmeye. Bir anda toz duman oldu her yer gözleri kamaştıran bir ışık.... Ne olduğunu bile anlayamadan gelivermişti geçmişteki istediği zamana. Gözlerine inanamıyordu, Allah'ım bu gerçek olamaz diyordu. Sonra bakındı etrafına gerçekten geçmişe gelmişti. Çok sevdiği annesini görmek istiyordu . Kaybetmişti çok küçük yaşlarda. Etrafta gezinirken bahçeye takılı kaldı gözleri . Tam karşısında duruyordu annesi. nasılda özlemişti. Koşup sarılmak istedi . Seni çok özledim demek. Ama görmüyordu annesi kendini . Unutmuştu zamanda oylculuk yapsada kimse göremeyecekti onu. Daha bir kötü oldu sonra gelmeseydim keşke dedi. Tekrar bindi makineye . Geleceğe gideceğim bu sefer dedi. ve bastı düğmeye. Bir anda gelmişti istediği gelecek zamana. Şöyle bir baktı sağına soluna. Ne çok değişmişti. Hiç birşey eskisi gibi değildi. İnsanlar bile. Ne tanıdık bir yüz ne hatırası olan bir yer.Sanki dünyaya ilk defa geliyordu. Yine pişman olmuştu. Niye geldim ki diyerek tekrar bindi makineye ve tekrar döndü gerçek zamana. Sonra baktı makineye . Niye şu anı yaşamak duruken geçip giden geçmişe gideyim.Yada hiç bilmediğim geleceğe. Boş bir hayalin peşinden koşup durduğunu zamanını boş yere harcadığını anlamıştı artık. İstemiyorum artık seni dedi makineye. İstemiyorum ,diye bağırıyordu. Sonra birden fırladı yatağından. Etrafa bakındı. Makine falan yoktu .Çizdiği kağıtlar yokk olmuştu. Gülümsedi sonra gördüklerinin bir düş olduğunu anlayınca.
Ne geçmiş ne gelecek önemli olan sadece yaşadığmız an; dedi ve tekrar koydu başını yastığa.. Güneş yavaş yavaş doğarken...
Yazan:leydielif
Ne geçmiş ne gelecek önemli olan sadece yaşadığmız an; dedi ve tekrar koydu başını yastığa.. Güneş yavaş yavaş doğarken...
Yazan:leydielif
2 yorum:
kısa bir kitap okudum sanki :)
çok güzeldi eline kalemine sağlık canım :)
kiz sen ne yaptin bak simdi,inanirmisin gözlerim doldu okurken öyle kelimeler geciyorki yazinda bana beni hatirlatan ama artik suani yasamak lazim bunun icinde sildim geri gözyaslarimi yüregine gönlüne saglik canimsin...
Yorum Gönder