
Ellerinde bir buket çiçek hızla yürüyordu. Geç kalmak istemiyordu çok sevdiği arkadaşı Pelin'le olan randevusuna. Gelmişti sözleştikleri yere tam zamanında. Şöyle bir göz gezdirdi, Pelin'i aradı gözleri. Oturuyordu cam kenarında.Yere dikmiş gözlerini oturuyordu köşede. Oturdu karşısına, çok merak etmişti ne olduğunu. Arkadaşı başını kaldır mıyor yüzüne dahi bakmıyordu. Elindeki çiçekleri koydu masanın üzerine yavaşca. Ne diyecekti ne soracaktı düşündü bir an; sonra titrek bir sesle; ne oldu canım diyebildi. Pelin hala kendine bakmıyor, elleriyle oynuyordu. Öylece kaldılar bir zaman. Sonra kaldırdı başını istemeyerek ve dedi ki; beni terk etti. Gözlerinden inen yaşlarla hıçkırıklara boğulmuştu. Hemen yanına oturdu, sarıldı sımsıkı ve üzülme canım benim boş ver diyebildi sadece. Gözyaşlarını sildi elleriyle, çiçekleri gösterdi gülümseyerek, bak bunlar senin dedi. Sonra anlattı Pelin herşeyi bir bir. Aldatmıştı erkek arkadaşı kendisini hemde en yakın arkadaşıyla. Bitti boş ver dedi artık . Sen onu değil o seni kaybetti; dedi. Eski güzel günlerden bahsettiler güldüler; biraz buruk olsada. Pelin arada bir gözyaşlarını siliyor, sonra geçti geçti diyor, gülümsüyordu. Geçmişti, geçip gitmişti ama içindeki yangın sönmemişti Pelinin. Akşam olmuştu artık hava kararmıştı. Bir daha sözleştiler en kısa zamanda buluşmak üzere dediler ve ayrıldılar birbirlerinden. Yaşlı gözlerle eve doğru yürüyen Pelin kabul edemiyordu kendisine yapılanları. İçten içe kendine kızıyor, nasıl bu kadar körmüşüm diyordu.
Çok üzülmüştü arkadışının o biçare haline. Ne yapabilirimde onu eski haline getiririm diye düşündü.Düşündü. Öyle çok severdi ki Pelin'i. Çocuklukları beraber geçmiş aynı okula gitmişlerdi. Herşeyi beraber yapmışlar, kardeş gibi büyümüşlerdi. Hayat ayırsada yollarını, onlar kopmamaştı, unutmamışlardı arkadaşlıklarını. Arada bir buluşurlar, hasret giderirler, eski günleri yaad ederlerdi. Hiç bu kadar üzgün hiç bukadar mutsuz görmemişti arkadışını. Sonra buldum dedi sevinçle. Onunla küçük bir tatile çıkacak eski neşesini yerine getirecekti. Her şeyi düşünmüştü en ince ayrıntısına kadar. Küçük bir pansiyona gidecekler, bol bol gezeceklerdi. Biraz zorlansada kabul etti Pelin teklifini. Atladılar arabaya ;kah güldüler kah ağladılar . Sonra geldiler pansiyonun önüne. Güzelmiş diye geçirdi içiden Pelin. Hemen odalarına çıktılar öyle yorulmuşlardıki. Sabah olunca denize gittiler koşa koşa. Su korkusu vardı Pelin'in . Çok fazla suya girmez kumsalda otururdu. Çok ısrar etti hadi sende gel diye Pelin'e . İstemesede geldi yanına girdi denize. Hadi korkma diyordu bak sende yapabilirsin. Pelin yok daha fazla gitmeyelim dedikçe o açılıyor arkasına bile bakmadan yüzüyordu. Sonra bir sesizlik oldu; aniden döndü arkasını. Yoktu Pelin, gitmişti . Kalbi heyecanla çarpamaya başlamış içinde büyük bir korku, sağa baktı, sola baktı....Yok, yok,yok. Hızla sahile döndü, belki geri dönmüştür diye. Ama sahildede yoktu. Nefes alamıyordu artık. Alabildiğince çığlık atıyor, Pelin diye bağırıyordu . Etrafına toplanan insanlar ne olduğunu anlamaya çalışıyor, bazıları denize bakmaya giderken, bazıları cankurtaran diye bağırıyordu. Öylece yığılıvermişti olduğu yere . Neredeydi ,nereye gitmişti Pelin . Hastanede gözlerini açtığında ilk söylediği şey Pelin olmuştu. Doktorlara Pelin nerde diye bağırıyor,bir yandanda kalkıp gitmeye çalışıyordu yatağından. Kendi hastenede yatarken çıkarmışlardı Pelin'in cansız vücudunu denizden. Bir anda ayaklarına yosun takılmış zaten su korkusu olan Pelin çıkamamıştı bir daha suyun yüzüne. Söylememişlerdi, Pelin boğuldu diyememişlerdi. Her uyandığında Pelin diye bağırıyor, nerde diye doktorlara hemşirelere soruyordu. Bir hafta geçtmişti . Sakindi artık, öylece bakıyordu pencereden dışarıya. Sonra yine sordu Pelin'i. Niye ziyaretime gelmiyor dedi annesine. Söyledi annesi neler olduğunu yaşlı gözlerle. Duvarlar üstüne yıkılmış tavan sanki üzerin çökmüş gibi hissetti kendini. Durmaksızın çığlık atıyor; ben öldürdüm, ben öldürdüm diye hıçkıra hıçkıra ağlıyordu. Yine sakinleştirici yapmışlar, ancak öyle uyutabilmişlerdi. Haftalar geçmişti aradan. Özel bir klinikte yatıyordu artık. Odasından hiç çıkmıyor saatlerce boş duvarlara bakıyordu. Ağlama krizlerine giriyor, devamlı aynı cümleyi söylüyordu. Ben öldürdüm, ben öldürdüm...
Yazan:leydielif
Çok üzülmüştü arkadışının o biçare haline. Ne yapabilirimde onu eski haline getiririm diye düşündü.Düşündü. Öyle çok severdi ki Pelin'i. Çocuklukları beraber geçmiş aynı okula gitmişlerdi. Herşeyi beraber yapmışlar, kardeş gibi büyümüşlerdi. Hayat ayırsada yollarını, onlar kopmamaştı, unutmamışlardı arkadaşlıklarını. Arada bir buluşurlar, hasret giderirler, eski günleri yaad ederlerdi. Hiç bu kadar üzgün hiç bukadar mutsuz görmemişti arkadışını. Sonra buldum dedi sevinçle. Onunla küçük bir tatile çıkacak eski neşesini yerine getirecekti. Her şeyi düşünmüştü en ince ayrıntısına kadar. Küçük bir pansiyona gidecekler, bol bol gezeceklerdi. Biraz zorlansada kabul etti Pelin teklifini. Atladılar arabaya ;kah güldüler kah ağladılar . Sonra geldiler pansiyonun önüne. Güzelmiş diye geçirdi içiden Pelin. Hemen odalarına çıktılar öyle yorulmuşlardıki. Sabah olunca denize gittiler koşa koşa. Su korkusu vardı Pelin'in . Çok fazla suya girmez kumsalda otururdu. Çok ısrar etti hadi sende gel diye Pelin'e . İstemesede geldi yanına girdi denize. Hadi korkma diyordu bak sende yapabilirsin. Pelin yok daha fazla gitmeyelim dedikçe o açılıyor arkasına bile bakmadan yüzüyordu. Sonra bir sesizlik oldu; aniden döndü arkasını. Yoktu Pelin, gitmişti . Kalbi heyecanla çarpamaya başlamış içinde büyük bir korku, sağa baktı, sola baktı....Yok, yok,yok. Hızla sahile döndü, belki geri dönmüştür diye. Ama sahildede yoktu. Nefes alamıyordu artık. Alabildiğince çığlık atıyor, Pelin diye bağırıyordu . Etrafına toplanan insanlar ne olduğunu anlamaya çalışıyor, bazıları denize bakmaya giderken, bazıları cankurtaran diye bağırıyordu. Öylece yığılıvermişti olduğu yere . Neredeydi ,nereye gitmişti Pelin . Hastanede gözlerini açtığında ilk söylediği şey Pelin olmuştu. Doktorlara Pelin nerde diye bağırıyor,bir yandanda kalkıp gitmeye çalışıyordu yatağından. Kendi hastenede yatarken çıkarmışlardı Pelin'in cansız vücudunu denizden. Bir anda ayaklarına yosun takılmış zaten su korkusu olan Pelin çıkamamıştı bir daha suyun yüzüne. Söylememişlerdi, Pelin boğuldu diyememişlerdi. Her uyandığında Pelin diye bağırıyor, nerde diye doktorlara hemşirelere soruyordu. Bir hafta geçtmişti . Sakindi artık, öylece bakıyordu pencereden dışarıya. Sonra yine sordu Pelin'i. Niye ziyaretime gelmiyor dedi annesine. Söyledi annesi neler olduğunu yaşlı gözlerle. Duvarlar üstüne yıkılmış tavan sanki üzerin çökmüş gibi hissetti kendini. Durmaksızın çığlık atıyor; ben öldürdüm, ben öldürdüm diye hıçkıra hıçkıra ağlıyordu. Yine sakinleştirici yapmışlar, ancak öyle uyutabilmişlerdi. Haftalar geçmişti aradan. Özel bir klinikte yatıyordu artık. Odasından hiç çıkmıyor saatlerce boş duvarlara bakıyordu. Ağlama krizlerine giriyor, devamlı aynı cümleyi söylüyordu. Ben öldürdüm, ben öldürdüm...
Yazan:leydielif
8 yorum:
ah cok fenaydı..o sucluluk duygusu ölumden beter...
O vicdan azabı,bu arkadaşı yer bitirir...Allah kimsenin başına böyle bir dert vermesin...
Burdan da çıkaracağımız detay ders neymiş: yüzme bilmeyenin elini ne olursa olsun bırakmıyacaksın...:P
Eline sağlık elif harika yazmışsın, bu yazın gözümde canlandı...
sevgiler...
ve ben yine duygulandim:(( ay güzelim öyle bir okuyorumki tüylerim ürperiyor cidden,eline gönlüne saglik öptüm seni...
Off,ne diyeceğimi bilemiyorum,kalbim sıkıştı.Suçluluk duygusu ölümden beter.Allah kimseye böyle acı vermesin.Sevgilerimle
LeydiElfi, inan ben de ne diyecegimi bilemedim, acikli bir hikaye ama o oldurmedi ki Pelini'in esas katili erkek arkadasi :((
:( allah kimseyi boyle vicdan azabi cektirecek, sucluluk duygusu yasatacak biseyle karsilastirmasin. gercekten cok zor bisey bi insan icin, kolay kaldirilabilecek ve gecistirilebilecek bisey degil. :((
Çok güzel bır öyküydu..
Vicdan azabı çok kötü bırsey olsa gerek.Allah kımsenın basına vermesın..
Böyle arkadaş sevgisi herkeste olmuyo evet arkadaşının sudan korktuğunu bile bile suya cğırması en süyük hatasıydı bence ve bu hatayı ömür boyu vidan azabı çekerek ödeyecek maalesef...
Yorum Gönder