04 Mart 2009

Gitme Anne


Gitme ne olur diye yalvarıyor, gözyaşlarına boğuluyordu annesinin arkasından. Yinede gitmişti canından çok sevdiği annesi. Hemde çok uzaklara . Bir daha döner miydi, yoksa hiç gelmeyecek miydi, kimse bilmiyordu. Babasına sarıldı yaşlı gözlerle. Kafasında kapkara bulutlar, annem niye gitti diyordu . Anlayamımıştı herşeyden habersiz olan o tertemiz, saf yüreği. Henüz 8 yaşındaydı. Bababasıyla birlikte odasına çıkarken, ben annem olmadan ne yaparım baba diye soruyor, hiç durmayan gözyaşlarını siliyordu. Yavaşca yatağına yatırdı babası, ve şimdi uyu sonra anlatırım sana dedi, alnına küçük bir öpücük kondurarak. Sonra çıktı odasından sessiz adımlarla. Yastığa gömdüğü başını hiç kaldırmıyor, anne niye gittin, anne niye gittin diye tekrar edip hıçkıra hıçkıra ağlıyordu. Küçük bedeni sarsılyor, o kocaman mavi gözleri annesini arıyordu. Ağlamaktan yorgun düşmüş, anne anne diyerek uykuya dalmıştı. Sonra rüyasında yine annesinin kendisini bırakıp gittiğini görmüş, anne gitme diye yataktan fırlayarak uyanmıştı. Günler geçip gidiyordu. Hala annesinin gitiği günü unatamamış her aklına geldiğinde, baba annem nerededir şimdi diye soruyor, babasının suskun bakışlarını görünce, oda susuyordu. Niye kimse birşey söylemiyordu, anlatmyordu olanları. Bahçeye çıkmış çiçekleri seyrediyordu o çok sevdiği menekşeleri. Onlarla konuşur kimseye anlatamadığını onlara anlatır, soramadığı annesini onlara sorar, gelecek annem biliyorsunuz değil mi derdi, gülümseyerek.Sonra babasını konuşmalarını duydu istemeyerek. Telefonda biriyle konuşuyor sonunda başardım çok yakında evlenebiliriz diyordu . O küçük kalbi hızla atmaya başlamış babasının annesine kötü bir oyun oynadığını anlamıştı. Öfkesinden ne yapacağını şaşırmış birşekilde koşarak çıkmıştı odasına. Gözyaşlarına yine yenik düşmüş anneme bunu nasıl yaparsın baba diye içten içie babasına kızıyor seni asla affetmeyeceğim diyordu. Bir kaç dakika sonra odasına gelmişti babası. Yüzünde hiç görmediği bir gülümseme sana anlatcaklarım var dedi babası. Hiç birşey söylemeden istemesede dinlemişti babasını. Annesiyle boşandıklarını ve kendine yeni bir anne getireceğini, onunda kendisini tıpkı annesi gibi seveceğini söylemiş, çok yakında evimize çok güzel bir bayan taşınacak demişti. Babasına öyle bir bakmıştıki o kocaman mavi gözleriyle, tek kelime daha söylemeden çıkıp gitmişti odasından.Artık babasının söylediği hiç birşeye inanmıyor, ona duyduğu kızgınlık günden güne artıyordu.
Yıllar bir su gibi geçmiş, 18 yaşında çok güzel bir genç kız olmuştu. O günden sonra babasıyla bir daha konuşmamış, o gün kendi kendine söz vermiş, ne olursa olsun hiç birşey söylemeden giden annesini bulacaktı. Artık herşeyin farkındaydı. Babasının annesine oynadığı çirkin oyunların hepsini öğrenmiş içinde biriktirdiği intikam duygusuyla büyümüştü. Babası annesini, işyerinden bir kadınla aldatmış, sonrada eğer benden boşanmaz ve hemen evden ayrılmazsan kızını bir daha göremezsin demişti. Annesi üzüntüsünden kızına hiç birşey söyleyemeden çekip gitmek zorunda kalmış babası annesi gider gitmez evlerini başka bir yere taşımıştı. Dile kolaydı tam on yıldır görmüyordu annesini. Nasılda özlemişti . Babasından gizleyerek sakladığı fotoğrafını her gece öper, canım annem seni asla unutmadım derdi. Takmıştı kafasına annesini bulacak on yıl boyunca biriktirdiği özlemini giderecekti. Annesinin eski arkadaşlarını buldu. Sordu soruşturdu. Şehirde annesini sormadığı kaç kişi kalmıştıki. Sonunda öğrenmişti annesinin nerede olduğunu. Eski kırık dökük bir evde yaşıyordu annesi. Evden ayrıldıktan sonra hiç kimse sahip çıkmamış yapayalnız kalmıştı. Kapının önüne geldi içinde inanılmaz bir heyecan, bir kaç dakika sonra senelerdir görmediği annesini görecekti. Heyecanla çaldı kapıyı. Bekledi sabırsızlanarak. Sonra açıldı kapı yavaş yavaş. Karşısında, zamanın saçlarına aklar düşürdüğü, yavrusundan ayrı kaldığı her senenin bir iz bıraktığı, yüzünde bir gülümseme,gözlerinde ayrılığın hüznü, yaşlı bar kadın; buyrun dedi . O iri mavi gözlerinden yaşlar durmaksızın damlıyor, annesini o eski yüzünü hatırlamaya çalışıyordu.Sonra anne diye sarıldı kadına içinde büyüttüğü hasrete dayanamayarak. Öyle bir sarılmıştı ki kadına ,kadın ne yapacağını şaşırmış, aslında oda anlamıştı karşısında duran o mavi gözlü kızın kendi kızı olduğunu. Kızım dedi kulağına fısıldayarak.Hiç ayrılmayacak gibi sarıldılar birbirlerine. İçilerinde büyüttükleri o dayanılmaz hasretin acısına çıkartmak ister gibi öylece kaldılar uzunca bir zaman. Sonra oturdular bir köşeye, birbirlerini yüzüne baktılar. Yıllar nasıl da değiştirmişti ikisinide. Gözlerindeki hüzün aynıydı, ayrılığın acısı bir iz bırakmıştı. Uzun uzun konuştular anne kız hiç yorulmadan. Sonra annesine anlattı babasının yaptıklarını. İçindeki öfke daha bir artmıştı. Annesi bu öfkeyi unutacaksın canım kızım dedi. O güzel yüreğinde, böyle kötü duygulara yer olmayacak. Ne olursa olsun o senin baban ve hep öyle kalacak dedi derin bir nefes alarak. Artık beraberiz ya, geçmişin ne önemi var. Unut bütün yaşananları. Bak önünde kocaman bir ömür var. Artık her an beraber olacak ayrı geçen günlerin acısını çıkartacağız dedi ve anlattı kızına bir bir geçen günlerini. Eve geldi bir hışımla girdi odasına, topladı eşyalarını. Babasına sadece bir cümle söyledi. Ben seni affettim baba sen kendini affedebilicek misin dedi ve çıktı koşarcasına evden. Annesinin yanına taşınacak artık anne özlemi çekmeyecekti. Biliyordu, güzel günler onu bekliyordu artık. İçine sığmayan bir sevinçle ;annemi çok seviyorum diye haykırdı yollara, yeni bir hayata başlarken.....

Yazan:leydielif

14 yorum:

Adsız dedi ki...

Leydielif'cim..
sana ciddi bisey dicem, laf olsun diye soylemiyorum bunu bil lutfen. Sen bir kitap falan cikarabilirsin bence. bu da harika bir yastik alti hikayesi resmen.yuregine ellerine saglik.

kardelen dedi ki...

Sevgili Opal çok teşekkür ederim canım. Benimde çok istediğim gerçekleşmesi çok zor bir hayal. Belki bir gün olur kimbilir. şimdilik siz sevgili blog dostlarıyla paylaşıyor o güzel yorumlarınızla yeni bir hikaye yazmak için daha çok hevesleniyorum sevgilerimle....

ARZU - ENGÜZELTATLAR dedi ki...

Leydielif ne kadar güzel yazmışsın. Yüreğine sağlık. Sevgiler...

kardelen dedi ki...

teşekkürler Arzu seninde yüreğine sağlık bu güzel yorumun için.

öykü dedi ki...

Sonunda annesı ıle bulusması tekrar.... ne guzeldı..
Anne...

o kadar farklı kı ınsanın hayatında......

Yaşamkafe dedi ki...

Ayrılıkların acısını çoğu zaman,bu anlattığın hikayede olduğu gibi çocuklar çekiyor elif...
Ama bu satırlarında mutlu bir son olması güzel...:P
Eline ve yüreğine sağlık...

AskinAy dedi ki...

yine cok güzel yazmissin canim yaa,okadarmi icten yazilir harikasin icimiz titriyor okurken vallahi,sevgiler gülüm...

kardelen dedi ki...

evet öykü çok haklısın bu hikaye mutlu sonla bitti çok şükür :) sevgilerimle...

kardelen dedi ki...

Hakancan maalesef çok haklısınız anne ve babaların hatalarını nedense hep çocuklar çekiyor.Bu konuda daha duyarlı olmaları gerekirken herşeyin sıkıntısını yavrular çekiyor. bu hikayede en güzeli kızın annesiyle kavuşması oldu.
yorumunuz için çok teşekkür ederim...

kardelen dedi ki...

teşekkürler sevgili AşkınAy yeni ve daha güzel hikayelerde buluşmak dileğiyle sevgiler...

MAVİ UMUT dedi ki...

Çok güzel bir yazı
çok hoş bir anlatım..
Blogumda ufak bir anket yapıyorum..katılırmısınız? bir kaç blogun aramızdaki iddası üzerine bunu yapmaya karar verdim..dilerim ben haklı çıkarım..şimdiden teşekkür ederim

Pilli Petro dedi ki...

anneden ayrı yaşayan bir çocuk zihniyetini iyi biliyorum ben de.annem-babam çalıştığı için bana bakacak kimse olmadığından başka bir şehirde anneanne ile yaşayan bir çocuktum ben.

annenin gitmesinin ne demek olduğunu bilirim, hoş benimki gitsede dönerdi tatillerde ya olsun, çocukken bunun bir önemi yok :)

eline sağlık hoş olmuş, eskilere taşıdın beni de :)

kardelen dedi ki...

ufuk çizfisi teşekkür ederim . Ankata tabiki katılırım bakalım kim kazanacak...ayrıca yorumunuz için teşekkür ederim..

kardelen dedi ki...

sevgili Bekriya teşekkür ederim . sizin yorumlarınızla daha bir güzel oluyor sevgilerimle...