
Aynaya bakarken yine hayallere dalmış, telefonun sesiyle kendine gelmişti.En yakın arkadaşıydı arayan. Her zaman buluştukları yere çağırıyordu, çok özledim seni diyordu. Çok sevinmişti,evde oturmaktan sıkılmıştı artık. Güzelce giyindi, yüzüne birşeyler sürüştürüp çıktı evden, ben çok güzelim edasıyla...Arkadaşı her zaman oturdukyarı masaya oturmuş, yanında genç bir adam kendini bekliyorlardı. Büyük bir merak uyanmıştı içinde, kimdi bu genç adam ve arkadaşı neden ondan hiç bahsetmemişti. Gülümseyerek geldi yanlarına merhaba dedi kibar bir sesle.Arkadaşı hemen genç adamı tanıştırdı hiç olmadığı kadar mutlu bir ifadeyle. Yeni tanıştığı ve daha kendine söyleyemediği erkek arkadışıydı. Elini uzatırken gözleri genç adamın gözlerine takılı kalmıştı sanki. Yüzünde anlamadığı bir şaşkınlık ifadesi beynine birden bire hücum eden sorular, kalmıştı öylece. Biraz sohbet ettikten sonra; kendisi sohbet boyunca hiç konuşmamış olsada oturdukları mekandan kalkmaya karar verdiler. Genç adam sordu nereye gitmek istediklerini, yüzündeki anlamlı bir gülümsemeyle. Arkadaşı kendinin cevabını beklemeden sinemaya gitmek istediklerini söylemişti bile. Hiç anlamadığı daha önce hiç hissetmediği duyguların içinde kaybolmuştu sanki. Hiç cevap veremeden kabul etmişti arkadaşının teklifini gözleriyle. Hava kararmaya başlamış sinemada son sahneler gösteriliyordu artık. Bir kaç dakika sonra çıkmışlardı sinema salonundan.Arkadaşı ve sevgilisi beraber geçirdikleri güzel gün için kendine teşekkür ederken bir dahaki buluşmaları için söz almışlardı kendinden.Onlardan ayrılmış hızlı adımlarla evinin yolunu tutmuştu karmakarışık düşüncelerin arasında kaybolurken. Niye böyleydi ,ne olmuştu kendine, neden genç adamın gözleri hiç gitmiyordu aklından. Merdivenleri soluksuz çıkmış bir hışımla girmişti odasına. Hiç bir şey düşünemiyordu sanki, tarifi olmayan duyguların içinde kaybolmuştu. Uykusuz bir gecenin ilk dakikalarında dalıp gitmişti yine gözleri çok uzaklara. Gece boyu düşünmüştü neydi kendini bu hale getiren. Olabilir miydi? En yakın arkadaşının sevdiği adama aşık olmuş olabilir miydi. Mantığı asla olmaz desede kalbi sevdanın ateşiyle yanmaya başlamıştı bile. Ne yapacaktı , en yakın arkadaşının yüzüne nasıl bakacaktı düşündü düşündü...
İçinden genç adamı bir daha ne zaman göreceğini düşürken arada bir kendi kendine kızıyor bunu asla yapamazsın diyordu içindeki öfkesini bastırmak ister gibi.Beynindeki bu çığlıkları bastırmaya çalışırken güneş ışıkları aydınlatmaya başlamıştı odasını. Gözleri uykusuzluktan isyan etsede, bir türlü kapanmıyor, sadece genç adamı düşünüyordu. Sabah olmuş okul vakti gelmişti. Annesi kapıdan kendine sesleniyor arkadışının kapıda kendini beklediğini söylüyordu. Nefesi kesilmişti sanki,içindeki suçluluk duygusu sarmıştı bütün bedenini. Hemen kalktı yatağından. Giyindi eline ne geçerse, hiç bir şeyin farkında değildi ne giydiğinin nede eline aldığı kitapların, hala etkisindeydi uykusuz kaldığı gecenin. Sonra kendisini bekleyen arkadaşına doğru ilerlemeye başladı ayakları hiç gitmek istemesede. Derinden bir nefes aldı önce. Yüzünde yalancı bir gülümseme merhaba dedi arkadaşına. Beraber yürümeye başlamışlar okula doğru giderken kendi sessizce arkadaşını dinliyordu. Arkadaşı ise hiç bir şeyden habersiz, erkek arkadaşıyla okul çıkışı buluşacağını anlatıyordu. Bir an duraksadı bir şeyler söyleyecekti. Sustu sonra bende gelebir miyim diyebildi sessizce. Arkadaşı tabi gelebilirsin dedi, elini omzuna atarken. Okula gelmişler, ders saatini beklemeye başlamışlardı. Sonra ayrıldılar okul çıkışı buluşmak üzere.Tek düşündüğü şey genç adamı bir daha görebilmekti. Hiç bir derse girmemiş sattalerce buluşacakları yerde genç adamı beklemişti. İçindeki heyecanı bastırmaya çalışsada engel olamıyordu kalp atışlarının hızlanmasına. Sonra birden sesle irkildi. Arkasının döndüğünde genç adam tam karşısında duruyordu yine gülümsüyordu kendine. Zaman sanki durmuştu o an. Duyduğu tek şey, birazdan duracakmış gibi atan kalbinin sesiydi. Söylemek istediği kelimeler bir bir boğazında düğümlenmiş,sanki ruhu bedeninden ayrılmıştı. Zorda olsa merhaba diyebildi kısık bir sesle. Beraber arkadışını beklemeye başlamışlardı. Genç adamla geçirdiği her an bir ömre değerdi onun için. Arkadaşı yanlarına doğru gülümseyerek gelirken, yine suçluluk duygusuna kapılmış,sanki bütün bedeni içindekileri haykıracakmış gibi için için yanmaya başlamıştı. Yapamazdı,en yakın arkadaşına ihanetlerin en büyüğünü hediye edemezdi. Hemen oradan ayrılmalı, içine düştüğü bu amansız dertten kurtarmalıydı kendini. Bir şeyler bahane ederek hızla uzaklaştı yanlarından. Bir daha asla genç adamı görmeyecek,arkadaşının mutluluğu için , görüşmeyecekti bir daha onunlada. Yaşlar hiç durmadan inerken gözlerinden, sevdanın yağmurları ıslatmıştı yaralı yüreğini. Aşkı bulamadan kaybetmiş, sevdası artık içinde yaşadığı bir efsaneye dönüşmüştü onun için. Bir garip yoldaydı artık, hiç bilmediği düşlere doğru sessiz adımlarla yol alıyordu....
Yazan:leydielif
(resim alıntıdır)
10 yorum:
üzüldüm :(ama yapacak başka bir şey yok bu durumda !!
ne güzel yazıyosun elif bi solukda okuyor insan bitincedei bitmesin ya deyip sayfayı çevirmek istiyor..
çok teşekkür ederim Meltemcim sevgilerimle...
yine çok güzel olmuşleydim elifim kavuşmayınca aşk olumuşya:))ama arkadaşının aşkınada bakmamış helal asil kızmış eline saglık dewamnı beklriz
Merhaba Elif. Yine döktürmüş. Çok buruk bir aşk hikayesi bu. Yüreğine sağlık. Sevgiler...
Evet sevgili havvanur kavuşmayınca aşk daha bir kıymetli oluyor sanki. sevgilerimle...
Sonu biraz buruk olsada olması gereken buydu bence yorumun için teşekkür ederim canım sevgilerimle...
Çok güzel yazmışsın elif canım ya bır an gözümün önünde canlandı yazdıkların okurken...
yüregine ve hayal gücüne hayranım...
Çok teşekkür ederim Elifcim. Bende bu hikayeleri yazarken sanki yaşıyormuşum gibi hissediyorum sevgilerimle...
kendisine göre buruk olsada bitmesi gereken yerde bitmis bence hikaye",emegine gönlüne saglik canim...
Çok teşekkür ederim AşkınAycım senide güzel yüreğine sağlık . Bazen aşk maalesef tek kişilik yaşanıyo...
Yorum Gönder