
Ellerinde bavulu heyecanla treni bekliyordu. Hafiten esen rüzgar insanı çok uzaklara götürüyordu sanki . Sonunda gelmişti beklediği tren. Yolcular iner inmez trene binmiş,sabırsızca hareket etmesini bekliyordu. Daha önce hiç yalnız yolculuğa çıkmadığı için, arada bir içine bir korku giriyor, sonrada alışırsın boş ver deyip gülümsüyordu kendi kendine. Tren hareket etmişti sonuda. Cam kenarına oturmuş alabildiğince uzanan ayçiççeği tarlalarını seyre dalmıştı. Öyle güzel görünüyorlardı ki. Hayatı hep onların arasında geçmiş ,onlardan ayrılmanın hüznü çökmüştü gözlerine. Ne çok severdi ayçiçeklerini.
Uzun zamandır görmediği teyzesinin evine gidiyordu ve çok mutluydu. Önceleri hep teyzesi gelir, kendisine bir sürü hediye getirirdi. Çok severdi teyzesini. Bu sefer kendisi gidecek ve teyzesine sürpriz yapacaktı.Birbirinden güzel hediyelerde almıştı teyzesine. Zaman geçtikçe sabırsızlanıyor daha ne kadar yolumuz kaldı acaba diye söylenip duruyordu. Gelmişti sonunda tren garına. Daha inmeden aramaya başlamıştı gözleri teyzesini. Teyzesi ise dışarıda onu bekliyor, kalabalığın arasından bulmaya çalışıyordu. Koşarak geldi teyzesinin yanına. Ellerindeki bavulları yere bırakmış, teyzem seni çok özledim deyip sarılıvermişti. Teyzeside hadi çabuk araba bekliyor gitmemiz lazım diyor bir yandanda seni nasıl özledim biliyormusun pıtırcğım diyordu. Teyzesi ona küçüklüğünden beri pıtırcığım der kendisininde çok hoşuna giderdi. Artık yolculuk bitmiş eve gelmişlerdi. Öyle güzel bir evdiki bu. Kocaman bahçesi olan, güllerle dolu ,deniz kenarında bir evdi.Çok beğenmişti teyzesinin evini. Çok güzel bir oda hazırlanmıştı kendisi için. Elinde bavulu öylece kalmıştı odasını görünce. Mutluluktan ne söyleyeceğini bilememiş gözlerinden akan yaşlarla teyzesine sarılmıştı sıkıca .
Bir kaç gün geçmiş yavaş yavaş alışmaya başlamıştı teyzesinin evine. Her gün erkenden kalkıyor gülleri tek tek kokluyor ayçiçeklerine olan özlemini göderiyordu. Yüzmeyi bile öğrenmişti. Her akşam teyzesiyle beraber kumsala yürüyüşe çıkıyorlar, uzun bir geziden sonra elinde kocaman bir pamuk şekerle eve geri dönüyorlardı. Öyle güzel geçiyorduki zaman. Bir gün yine kumsala gezmeye gitmiş, akşam olunca geri dönmeye karar vermişti. Teyzesinin işi olduğu için gelememişti. Kapıya gelmiş, zili çalmaya başlamıştı. Bir kaç dakika geçmesine rağmen, kapıyı hiç kimse açmıyor evde hiç kimse yokmuş gibi görünüyordu. İçine bir korku düşmüştü. Acaba teyzesi komşularınamı gitmişti. Haber vermeden gitmez ki dedi içinden. Sonra pencerelerden içeriye bakmaya başladı. Bir pencerenin açık olduğunu görünce oradan içeriye girmeye karar verdi. Biraz zorlansada sonunda evin içine girebilmşti. Teyzesini aramaya başlamış ama bir türlü bulamamıştı. Sonra banyo geldi aklına. Koşarak banyoya gitti. Kapısını açtğında yerde yatan teyzesini görünce korku dolu bir çığlık attı. Teyze ne oldu sana diye. Bir yandan hıçkıra hıçkıra ağlıyor, bir yandanda teyzesine ne olduğunu anlamaya çalışıyordu. Teyzesi kendi kumsala gidince işlerini bitirmiş birde duş alayım demişti. Banyoya girmişti ama tam duş alacağı sırada birden ayağı kaymış başını taş zemine çarpmıştı. Attığı çığlığı duyan komşular hemen eve koşmuşlar ne olduğunu anlamaya gelmişlerdi. Hemen kapıyı açmış, gelen komşulara ambulans çağırın diye var gücüyle bağırmaya başlamıştı. Sonra koşarak teyzesinin yanına geri dönmüştü.Bir kaç dakika sonra ambulans gelmiş sağlık görevlileri teyzesinin başını vurduğunu hemen hastaneye götürülmesi gerektiğini söylemişlerdi. Ambulansla birlikte hastaneye gitti teyzesiyle beraber. Hastaneye varmışlar teyzesine hemen müdahale etmişlerdi doktorlar. Çevresindeki herkese teyzesine ne olduğunu soruyor, hiç durmadan ağlıyordu. Dakikalar geçmek bilmiyor, kimes hiç birşey söylemiyordu. Sonunda doktor çıkmıştı odadan. Dikkatle doktora bakıyor, yalvarırcasına iyi bir şeyler söylemisini bekliyordu. Doktor tam zamınında getirmişsiniz başını çok kötü çarpmış. Eğer biraz daha geç kalsaydınız kaybedebilirdik hastayı, dedi. Dünyalar onun olmuştu sanki. Teyzesini kurtarmıştı. O kadar çok seviniyorduki; canım teyzem bir daha seni asla yalnız bırakmayacağım diyordu kendi kendine. Sonra teyzesinin kaldığı odaya çıktı. Sessizce kapıyı araladı. Yüzü morluklar içinde kalmış teyzesi kendisine bakıyordu. Hemen yanına gitti ,yavaşca oturdu yanına. Teyzem nasılsın dedi gülümseyerek.Pıtırcığım, senin sayende çok iyiyim dedi, gözlerinden iki damla yaş akarken. Özür dilerim teyze diye ağlıyor, seni hiç yalnız bırakmamalıydım diye kendine kızıyordu. Sonra elleriyle göz yaşlarını silmiş, artık hep beraberiz seni birdaha bırakmayacağım demişti teyzesine .
O günden sonra evden ayrılmış yalnız yaşayan teyzesinin yanına taşınmıştı. Artık nereye giderse gitsin teyzesiyle beraber gidiyor, bir daha yalnız kalmak yok diyordu teyzesine gülümseyerek. Teyzesiyle birlikte geçireceği, çok güzel günler onu bekliyordu...
Uzun zamandır görmediği teyzesinin evine gidiyordu ve çok mutluydu. Önceleri hep teyzesi gelir, kendisine bir sürü hediye getirirdi. Çok severdi teyzesini. Bu sefer kendisi gidecek ve teyzesine sürpriz yapacaktı.Birbirinden güzel hediyelerde almıştı teyzesine. Zaman geçtikçe sabırsızlanıyor daha ne kadar yolumuz kaldı acaba diye söylenip duruyordu. Gelmişti sonunda tren garına. Daha inmeden aramaya başlamıştı gözleri teyzesini. Teyzesi ise dışarıda onu bekliyor, kalabalığın arasından bulmaya çalışıyordu. Koşarak geldi teyzesinin yanına. Ellerindeki bavulları yere bırakmış, teyzem seni çok özledim deyip sarılıvermişti. Teyzeside hadi çabuk araba bekliyor gitmemiz lazım diyor bir yandanda seni nasıl özledim biliyormusun pıtırcğım diyordu. Teyzesi ona küçüklüğünden beri pıtırcığım der kendisininde çok hoşuna giderdi. Artık yolculuk bitmiş eve gelmişlerdi. Öyle güzel bir evdiki bu. Kocaman bahçesi olan, güllerle dolu ,deniz kenarında bir evdi.Çok beğenmişti teyzesinin evini. Çok güzel bir oda hazırlanmıştı kendisi için. Elinde bavulu öylece kalmıştı odasını görünce. Mutluluktan ne söyleyeceğini bilememiş gözlerinden akan yaşlarla teyzesine sarılmıştı sıkıca .
Bir kaç gün geçmiş yavaş yavaş alışmaya başlamıştı teyzesinin evine. Her gün erkenden kalkıyor gülleri tek tek kokluyor ayçiçeklerine olan özlemini göderiyordu. Yüzmeyi bile öğrenmişti. Her akşam teyzesiyle beraber kumsala yürüyüşe çıkıyorlar, uzun bir geziden sonra elinde kocaman bir pamuk şekerle eve geri dönüyorlardı. Öyle güzel geçiyorduki zaman. Bir gün yine kumsala gezmeye gitmiş, akşam olunca geri dönmeye karar vermişti. Teyzesinin işi olduğu için gelememişti. Kapıya gelmiş, zili çalmaya başlamıştı. Bir kaç dakika geçmesine rağmen, kapıyı hiç kimse açmıyor evde hiç kimse yokmuş gibi görünüyordu. İçine bir korku düşmüştü. Acaba teyzesi komşularınamı gitmişti. Haber vermeden gitmez ki dedi içinden. Sonra pencerelerden içeriye bakmaya başladı. Bir pencerenin açık olduğunu görünce oradan içeriye girmeye karar verdi. Biraz zorlansada sonunda evin içine girebilmşti. Teyzesini aramaya başlamış ama bir türlü bulamamıştı. Sonra banyo geldi aklına. Koşarak banyoya gitti. Kapısını açtğında yerde yatan teyzesini görünce korku dolu bir çığlık attı. Teyze ne oldu sana diye. Bir yandan hıçkıra hıçkıra ağlıyor, bir yandanda teyzesine ne olduğunu anlamaya çalışıyordu. Teyzesi kendi kumsala gidince işlerini bitirmiş birde duş alayım demişti. Banyoya girmişti ama tam duş alacağı sırada birden ayağı kaymış başını taş zemine çarpmıştı. Attığı çığlığı duyan komşular hemen eve koşmuşlar ne olduğunu anlamaya gelmişlerdi. Hemen kapıyı açmış, gelen komşulara ambulans çağırın diye var gücüyle bağırmaya başlamıştı. Sonra koşarak teyzesinin yanına geri dönmüştü.Bir kaç dakika sonra ambulans gelmiş sağlık görevlileri teyzesinin başını vurduğunu hemen hastaneye götürülmesi gerektiğini söylemişlerdi. Ambulansla birlikte hastaneye gitti teyzesiyle beraber. Hastaneye varmışlar teyzesine hemen müdahale etmişlerdi doktorlar. Çevresindeki herkese teyzesine ne olduğunu soruyor, hiç durmadan ağlıyordu. Dakikalar geçmek bilmiyor, kimes hiç birşey söylemiyordu. Sonunda doktor çıkmıştı odadan. Dikkatle doktora bakıyor, yalvarırcasına iyi bir şeyler söylemisini bekliyordu. Doktor tam zamınında getirmişsiniz başını çok kötü çarpmış. Eğer biraz daha geç kalsaydınız kaybedebilirdik hastayı, dedi. Dünyalar onun olmuştu sanki. Teyzesini kurtarmıştı. O kadar çok seviniyorduki; canım teyzem bir daha seni asla yalnız bırakmayacağım diyordu kendi kendine. Sonra teyzesinin kaldığı odaya çıktı. Sessizce kapıyı araladı. Yüzü morluklar içinde kalmış teyzesi kendisine bakıyordu. Hemen yanına gitti ,yavaşca oturdu yanına. Teyzem nasılsın dedi gülümseyerek.Pıtırcığım, senin sayende çok iyiyim dedi, gözlerinden iki damla yaş akarken. Özür dilerim teyze diye ağlıyor, seni hiç yalnız bırakmamalıydım diye kendine kızıyordu. Sonra elleriyle göz yaşlarını silmiş, artık hep beraberiz seni birdaha bırakmayacağım demişti teyzesine .
O günden sonra evden ayrılmış yalnız yaşayan teyzesinin yanına taşınmıştı. Artık nereye giderse gitsin teyzesiyle beraber gidiyor, bir daha yalnız kalmak yok diyordu teyzesine gülümseyerek. Teyzesiyle birlikte geçireceği, çok güzel günler onu bekliyordu...
8 yorum:
yine cok güzeldi canim gönlüne saglik,güzel günleri bol olsun teyze/yigenin insallah:)sevgiler..
Çok güzel bir yazı,paylaşım için teşekkürler.
Eminim sen sonunda kitap çıklarıcaksın,çıkarmalısında
kalemine sağlık
sevgiler
bunuda mi sen yazdin Elifim? ya bi an cok kokrtum teyzesi oldu sandim :( ohh mutlu sonla bitti rahatladim walla:) yuregine saglikk, cok ho$ ya..
Sevgili Aşkınay seninde o güzel yüreğine sağlık yorumlarını benim için çok değerli çok teşekkür ederim sevgilerimle...
Çok teşekkür ederim Meyaz mendil sevgilerimle...
İNşallah bu güzel dileğin bir gün gerçeklşir benimde hayallerimde çünkü Ayrıca yorumun için çok teşekkür ediyorum sevgilerimle...
Evet sevgili Opalcim buradaki tüm hikaye ve şiirler bana ait.Kötü sonları bende sevmiyorum. Keşke her zaman sonlar böyle güzel olsa sevgilerimle canım...
Yorum Gönder